Borsada Fırsat Yaklaşıyor

Endeks düşmesi bir çok hissede alım fırsatını beraberinde getiriyor. Borsa analisterinden Eral Karayazıcı'nın bu hafta borsada yaklaşan fırsatları nasıl değerlendirilmesi gerektiğine yönelik fikirler oluşturmamıza yardımcı oluyor. İşte borsa uzmanlarından günlük borsa yorumları.

Borsada Fırsat Yaklaşıyor
23 Ağustos 2019 Cuma 09:49

Ağustos ayının ilk yarısını tamamladık. Dünya genelinde borsa endeksleri ortalama yüzde beş değer kaybederken dolar hemen her ülkede ortalama yüzde iki değer kazandı.

Türk Lirası ise Ağustos ayında pozitif ayrışma kaydederek yara sardı. USD benzerimiz ülkelerde ortalama yüzde 3,5 değer artışı gösterirken Türkiye’de yatay seyretti.

Bu perdenin yıldızı ise Haziran ayına benzer şekilde Altın oldu. Sarı fırtına dolar bazında yüzde yedi prim kaydederken sene başına göre dolar bazında değer artışı yüzde 18’e ulaştı.

Bugün Pusula’da piyasalarda neler oluyor ve sürecin devamı nasıl gelişebilir sorusuna yanıt arayacağım.

Küresel resesyon fiyatlamasının üçüncü fazı olarak sıfatlandırdığım sürecin içindeyiz.

2018 ilk çeyreği birinci, 2018 son çeyreği ikinci faza sahne olmuştu.

2019 yılının ilk yedi ayında ise dünya genelinde hisse senedi piyasaları ralli yaşadıktan sonra 31 Temmuz tarihli FED toplantısını takiben sert bir satış dalgası başladı.

Avrupa ekonomisi durgunluk yaşıyor. Dünyanın kalan bölümünde de ekonomik aktivite hız kaybediyor.

2020 yılının reel ekonomilerde belirgin bir inişe sahne olacağı artık herkesin malumu.

Merkez Bankaları her zamankinden daha hızlı davranarak peş peşe faiz indirimlerine gidiyorlar.

Hastalık varsa tedavi de var.

İşte piyasalar bazı perdeleri ilaca (faiz indirimleri) sevinerek geçirirken Ağustos ilk yarıda gördüğümüz üzere bazı perdelerde ise hastalığın matemini yaşıyor.

Geriye çekilip resme geniş açı ile bakarsanız 20 aydır borsa endeksleri yüzde 15-20’lik bantlar içinde yatay seyrediyor.

Her fazın boyutu farklı. 2018 son çeyreğinde gelen satış 2018 ilk çeyreğinde yaşanana kıyasla çok daha sertti.

Kısa vadede borsanın performansı büyük ölçüde yaşadığımız üçüncü fazın şiddetine bağlı olacak.

Türkiye’ye dönersek biz herkesten önce resesyona girmiş bunu da 2018 içinde 120.000 puandan 85.000 puana gerileyerek fiyatlamıştık.

Son bir senedir BIST 85.000 – 105.000 hattı içinde tıpkı diğer ülke borsaları gibi yatay seyrediyor.

Lokal faktörler pozitif ve negatif ara akımlara neden olsa da ana tema bir yıldır küresel seyirle ahenkli.

Dünya ekonomisi bir resesyona yöneldi ve finansal piyasalar öncesinde bunu fiyatlıyor.

Küresel resesyonun bir krize dönüşmesinden endişe edenler var.

Resesyon perdelerinin riskli parkurlar olduğu doğru.

Bazı ülkelerde krize neden olması da adettendir.

Ancak 2008 benzeri küresel bir krize dönüşmesini beklemiyorum.

Ben 2020 ve belki 2021 yılına da sarkarak dünya ekonomisinin 12-18 ay arası bir süre dinlenme ihtiyacını gidereceğini ve sonrasında yoluna devam edeceğini düşünüyorum.

2020-2021 döneminde dünya ekonomisi resesyon yaşayacaksa borsalar bu periyotta nasıl bir seyir gösterebilir derseniz değer kaybetmeyecektir.

Resesyonlar da her vaka gibi önceden fiyatlanır gerçekleşirken satışa neden olmaz.

2020-2021 döneminde borsa endekslerinin değer kaybetmesi için dünya ekonomisinin resesyon sırasında sert resesyona yönelmesi yani bir kriz yaşaması gerekir.

Bence bu gerçekleşecek diyenlere saygı duyarım. Ancak başta da belirttim benim favori senaryom bu değil.

Bu nedenle önümüzdeki sene resesyon yaşanırken borsa endekslerinin 2021 yılında filizlenecek yeni büyüme dönemini satın almaya başlayacağını tahmin ediyorum.

Bu nedenle hisse senedi marketlerinde bugün yaşanan satış dalgası kıymetli ve 2020 ilk çeyreği içinde dördüncü bir fazla tekrar edip etmeyeceği yani yeni bir alım fırsatı oluşup oluşmayacağı meçhul.

Şimdi Borsa İstanbul’a odaklanarak kısa vadeye dönelim.

Temmuz ayında 104.000 puana kadar yükselen BIST 100 endeksi yüzde 9 kayıpla geçen haftayı 95.734 puanda tamamladı.

Küresel resesyon fiyatlamasının üçüncü fazının ne şekilde gelişeceğine yönelik tek tip favori bir senaryom olmamakla birlikte artık satıp alttan alalım tadında stratejilerin riskli hale geldiğini düşünüyorum.

Çünkü siz sattıktan sonra bu işten avantaj sağlamanız için borsanın düşmesi yetmez.

Eyleme geçip dip bölgeyi bulup hamlenizi de yapmanız gerekir.

Pekala siz yerine koyamadan borsa endeksi satış yaptığınız değerin üzerine çıkabilir. 

Konuşmak ve iş yapmak arasındaki fark burada kendini gösterir.

Henüz piyasalarda küresel resesyon fiyatlamasında üçüncü fazın tamamlandığı veya ara bir trend ile birkaç hafta da olsa yükseliş yaşanabileceği yönünde olgunlaşmış bir sinyal yok.

Bu bakıma BIST’de düşüşün bir süre daha devam etmesi mümkün.

Kritik soru dip neresi olabilir kuşkusuz.

Şansını en yüksek bulduğum senaryo 93.000 yakınlarında ( belki 91.000 ) bir seviyede endeksin taban oluşumunu gerçekleştirmesi. 

Bu senaryonun doğru olduğunu varsayarsak aşağı yönlü marj yüzde 4 civarında.

Sabıkalı Ağustos ayının potansiyel satış dalgasında benim favori gördüğüm senaryoya göre  yaşanabilecek değer kaybının üçte ikisi gerçekleşti.

Bu nedenle önümüzdeki üç hafta içinde borsada gerçekleşebilecek her geri çekilmede ben kademeli alış için şartların çekici hale geldiği görüşündeyim.

Yönettiğim yatırım fonu olan GPG’de cari net (sigortasız) hisse senedi ağırlığım yüzde 6,7.

Yüzde 6 ağırlık ile taşıdığım USD pozisyonu bu riski ve Türkiye negatif sürprizleri sigorta etmeye yönelik.

Önümüzdeki haftalarda BIST’de 92.000 – 94.000 bandına geri çekilme yaşanacak olursa kademeli biçimde net hisse senedi ağırlığımı yüzde 12-15 arasına çıkartma eğilimindeyim.

Ya beklenmedik şeyler olur ve BIST 85.000-87.000 bandına savrulursa.

Finansal piyasalarda her senaryonun bir şansı vardır. Pekala bu da gerçekleşebilir.

O noktada olasılığını düşük bulduğum bu risk gerçekleşirse karşı hamlem bu gelişmeyi fırsata çevirerek net hisse senedi ağırlığımı % 17 – 21 bandına çekmek olur.

Peki ne olabilir de borsa endeksleri Eylül ayında rüzgarı arkasında bulabilir derseniz 12 Eylül’de Avrupa 18 Eylül’de Amerikan Merkez Bankalarının toplantıları var.

Vaka malum ekonomiye destek için başta faiz indirimi olmak üzere piyasalar nezdinde ufuktaki iyi haber statüsünde bir set olacak karşımızda.

Ben bu nedenle en geç Ağustos sonu Eylül başı gibi borsa endekslerinde rotanın kısa vade adına yukarı dönebileceği görüşündeyim.

Bu hareket birkaç ay sürecek bir momentum da yakalayabilir 4-5 haftalık bir ara akım olarak kalıp yerini yeniden üçüncü fazın devamı olacak bir satış perdesine de bırakabilir. 

Bu Eylül ayının sorusu olacak.

Borsada yukarı yönlü potansiyel nedir derseniz ben olağan dışı faktör değişiklikleri ile karşılaşılmadıkça Eylül-Ekim parkuru içinde BIST’in 105.000 (belki 110.000) puana yükselme şansı olduğunu düşünüyorum.

Analizleri salt grafiklerden fal tutarak gerçekleştirmek kimi zaman yanıltıcı olabiliyor.

Aşağıda solda banka sağda sanayi endeksi grafikleri var.

2018 ikinci yarısı sıra dışı gelişmelere sahne olduğu için banka hisseleri olağan dışı fiyatlara gerilemişti.

Günümüz şartları farklı. Dış dünya ile birlikte normal karşılanacak bir satış dalgasının içindeyiz.

Bankaların etkisi ile BIST 100 2018 içinde 85.000 puana gerilerken BIST Sanayi endeksi en düşük 110.000 puanı görmüştü.

2018 son çeyreğinde BIST dünya borsaları ile düşerken BIST Sanayi 101.350 puanı test etti.

Özetle BIST Sanayi endeksi dünya borsaları ile daha ahenkli hareket ediyor ve dünyadan kaynaklanan bir satışın taban adresini ararken daha güvenli.

Temmuz ayında 117.500 olan ve geçen haftayı 108.750 seviyesinde tamamlayan BIST Sanayi endeksinde ben 104.000 - 105.000 bandını güçlü 102.500 civarını çok güçlü destekler olarak görüyor BIST 100’de dibe fal açarken 2018 en düşüklerinin bankalar nedeni ile yanıltıcı olabileceğini düşünüyorum.

Bu görüş sanayi in banka out anlamına gelmiyor. Aksine Temmuz ayında 150.000 puanı test edip geçen haftayı 132.730 seviyesinde tamamlayan BIST Banka endeksinin de 125.000 yakınlarında taban oluşumunu gerçekleştirip rotayı yukarı çevirme şansı olduğunu BIST Banka endeksinin 2018 ortasında savrulduğu 92.000 puana yeniden yaklaşması için benzer sıra dışılıkta faktör değişikliklerinin gerçekleşmesine ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. 

Eral Karayazıcı Gedik

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.