Türk-Rus ilişkileri "balayı mı, Putin'in gizli planı mı?"

Son günlerde arta Türk Rus ilişkileri daha ileriye gidecek mi yoksa Türkiye yönünü yeniden ABD'ye mi çevirmek zorunda kalacak? S-400 teslimatı meydan okuma mı yoksa Putin'in gizli bir planı mı? İşte son günlerde yaşanan gelişmelerin Rus ve ABD basınında karşılığı.

Türk-Rus ilişkileri "balayı mı, Putin'in gizli planı mı?"
18 Temmuz 2019 Perşembe 15:36

Rusya ve Türkiye arasındaki S-400 anlaşması yüzünden ABD ile ilişkileri gerileyen Türkiye'ye Rusya ile olan yakınlığından dolayı Rusya'nın muhalif kesimlerinden tepkiler geliyor. Türk- Rus ilişkilerinin güçlenmesini destekleyenler kadar iki ülkenin yakınlaşmasını istemyen mühalifler de var. Rusya'da önemli askeri uzmanlar son günlerde bir çok Rus medyasında son durumu değerlendirirken bazı eleştirileri de dile getiriyor. 

Bunun son örneği, Rusya'da en çok tanınan askeri uzmanlarından gazeteci Pavel Felgenhaur'un Rusya'nın muhalif gazetelerinden birinde kaleme aldığı makale, içeriğinde Rusya'nın askeri gizlilik prensiplerini aşarak Türkiye'ye S-400 teslimatını tüm dünyaya gösterecek şekilde yapılmasını değerlendirdi. 

Rus gazeteciye göre S-400 parçaları Rusya kıyılarına kadar demir yolu ile taşınıp ardından bir gemi ile Türkiye'ye getirilebilir bu yolda Rusya'nın askeri gizlilik prensiplerine uyan bir durum olabilirdi. Ancak Rusya sevkiyatı bir hafta önceden tüm dünyaya gösterecek şekilde duyurdu. Sevkiyatı sağlayan uçuş seferleri tüm basın ile paylaşıldı. Analizci bu durumu "bir NATO üyesine S-400 satmak gibi bir başarıyı bir bayrak törenine çevirmek" olarak değerlendirdi. 

Rus analist Felgenhauer'in yazısı özetle şöyle devam ediyor:

"Rusya, Türkiye'nin NATO'dan koptuğunu hayal ediyor. Stratejik İncirlik Havaalanı'nın da kapatılması Rusya'yı oldukça sevindirecek bir gelişme olabilirdi. Zira olası bir savaşta Rusya'ya karşı kullanılması planlanan taktik nükleer silahlar büyük olasılıkla burada. Rusya'nın kökleri Kiev Prensliği'ne kadar giden bir diğer hayali de Karadeniz'in bir Rus gölü haline gelmesi. Bu ise ancak Boğazların NATO kontrolünden çıkması ile mümkün.

Rusya açısından S-400 satışının anlamı büyük olsa da Türkiye'nin bu işe neden giriştiği o kadar açık değil. S-400'lerin Suriye sınırına konuşlandırılması askeri açıdan şüpheli bir girişim. Zira bu sınırlar halihazırda NATO'ya ait Patriot bataryaları tarafından korunuyor. S-400 alımı yüzünden F-35 projesinden çıkarılmak ise Türkiye açısından büyük bir kayıp. Çünkü bu proje sayesinde Türkiye'nin bölgede Rusların bile çekineceği (İsraille birlikte) en güçlü hava kuvvetlerine sahip olması mümkün olabilirdi. Ancak şimdi bu hayalden öteye gidemeyecek bir düşünce haline geldi.

Buna karşın, Türkiye'deki Amerikan karşıtlığının yüksek olması meseleye bir miktar ışık tutabilir. Rusya karşıtlığının yüzde 44 seviyesinde ölçüldüğü ülkede ABD karşıtlığı yüzde 80. Dahası, S-400 alımı, Erdoğan'ın ekonomik kriz nedeniyle düşen popülaritesini yeniden toparlamasına yardımcı olabilir. Ana muhalefet partisi ile bu konuda Erdoğan'a destek veriyor.

Ancak S-400 ve Doğu Akdeniz sondaj çalışmaları nedeniyle ABD ve AB'nin ciddi yaptırım kararları alması riski mevcut. Erdoğan'ın böyle bir senaryoda ayakta kalmasının mümkün olmadığı kanısındayı

Rusya tarih boyunca Türkiye'yi güdümüne almak için girişimlerde bulundu. Osmanlı kuvvetleri, Mısır hidivi Kavalalı Mehmet Ali Paşa ile savaştığında Rusya 30 bin askerlik destek gücü gönderdi. Çarlık ve Osmanlı Hünkar İskelesi anlaşmasını imzaladılar. İmparatorluk yıkılıp cumhuriyet kurulduğunda da Rusya, bu kez Sovyetler Birliği olarak yardım elini uzattı.  "

Felgenhauer, tüm bunlara rağmen Rusya'nın Türkiye için Batı'nın oynadığı rolü oynayamayacağını ileri sürüyor ve şöyle devam ediyor:  "Ne ekonomik, ne de teknolojik açıdan bu mmkün değil. Dahası, iki ülke arasında çözülmesi oldukça zor bazı bölgesel problemler mevcut: Kafkasya ve Suriye. Moskova yönetiminde Türkiye karşıtı kişi ve grupların sayısı da az değil. Rus ekonomisinde Türk şirketlerin varlığı, Kıbrıslı şirketlerin bile gerisinde."

Gazeteci, değerlendirmesini "İki ülkenin yakınlaşmasına karşı koyanlar artacak ve sonuç galiba her zamanki gibi olacak." sözleriyle tamamlıyor.

"ABD kıskançlık duyuyor"

Diğer yandan ABD’nin Türkiye’ye S-400 füze savunma sistemlerini satın aldığı için F-35 savaş jetlerinin teslimatını askıya almaya yönelik adımlarını değerlendiren Rus siyaset bilimci Vladimir Şapovalov, yapılanların egemen devlete bir baskı biçimi olduğunu belirtti. 

Moskova Devlet Üniversitesi Tarih ve Politika Enstitüsü Başkan Yardımcısı Vladimir Şapovalov, Radyo Sputnik’e verdiği demeçte ABD’nin Türkiye’ye Rus yapımı S-400 füze savunma sistemlerini satın aldığı için F-35 savaş jetlerinin teslimatını askıya almaya yönelik adımlarını değerlendirdi.

Şapovalov, ABD’nin bu şekilde Türkiye’nin egemenliğini kısıtlamaya çalıştığını ifade etti.

Rus uzman, “Bu yapılanlar egemen devlete bir baskı biçimidir. S-400’lerin sevkiyatı ile ilgili askeri kontrat, ekonomik ve askeri-teknik işbirliği ile ilgili konuları bağımsız olarak çözme hakkına sahip iki egemen devlet arasında imzalanıyor, Türkiye’nin bu hakkı hiçbir yerde hiçbir anlaşmayla sınırlandırılmış değil. ABD, kendi iradesini diğer ülkelere dayatmak, üçüncü ülkelerle işbirliği alanındaki egemenliklerini kısıtlamak için çabalayan taraf olarak öne çıkıyor. Bu tür adımlar işbirliği ve iyi komşuluk şekli olmayıp bir süper devletin dikte etme çabasını ortaya koyuyor” diye konuştu.

Böyle bir politikanın Washington’dan bazı müttefiklerini uzaklaştırabileceğine dikkat çeken Şapovalov, sözlerini şöyle sürdürdü:


“ABD genellikle başta Rusya olmak üzere diğer ülkelerden yapılan silah ihracatına karşı kıskançlık duyuyor, bunu rekabet olarak görüyor, ekonomik ve diğer farklı yöntemlerle fiilen kendisi ile partner olan ülkeleri sadece Amerikan silahlarını satın almaya zorluyor. ABD’nin Türkiye’ye yönelik eylemleri, askeri müttefiki olduğu için ABD’nin tutumu bunu daha da açık bir şekilde ortaya koyuyor ve iki müttefik arasındaki skandal prensipte NATO’nun bir askeri ittifak olarak gelecekteki varlığı konusunda soru işareti oluşturuyor. Türkiye ve diğer birçok ülke, müttefiklerden bir tanesinin kendi iradesini diğer taraflara kaba bir şekilde dayatmaya çalıştığı bu askeri birlikteki varlıklarının geleceğini sorgulayabilir.”

Rusya ve Türkiye, 4 adet S-400 bataryasının teslimatını kapsayan 2.5 milyar dolar tutarındaki kontratı 2017’de imzalamıştı. Ankara, anlaşma tutarının bir kısmını kendi imkânlarıyla ödüyor, diğer bir kısmının ödemesi iin de Rusya’nın sağladığı krediyi kullanıyor.


Geçen Cuma Milli Savunma Bakanlığı, S-400 füze savunma sistemlerinin ülkeye teslim sürecinin başladığını duyurmuştu. Washington, Ankara’dan anlaşmadan vazgeçmesini talep ederek karşılığında Patriot sistemleri almasını önermişti. F-35’lerin teslimatını geciktireceği ve hatta askıya alabileceği yönündeki tehditlerine rağmen Türkiye taviz vermeyi reddetmişti.

Bu arada Rusya Bilimler Akademisi Dünya Ekonomisi ve Uluslararası İlişkiler Ulusal Araştırmalar Enstitüsü’nün kıdemli araştırma görevlisi Viktor Nadein-Rayevskiy, Türkiye’nin ABD'den F-35 savaş uçakları alamaması halinde Rus yapımı 5. nesil savaş uçağı Su-57'ye yönelebileceğini belirtti. Rus uzmana göre NATO, Türkiye'yi üyelikten çıkaramaz. 

Sputnik'e demeç veren Nadein-Rayevskiy, ABD Başkanı Donald Trump'ın S-400 füze savunma sistemleri alımı nedeniyle Türkiye'nin daha fazla F-35 alamayacağı yönündeki açıklamasını değerlendirdi.

Rus uzman, "Türkler Rus uçakları alırsa, bu anlaşma onların çıkarına olur mu? Görünene göre, evet. Zira ilk olarak, Rus uçakları çok daha ucuz, çeşitli uzmanların değerlendirmelerine göre yüzde 30 daha ucuz. Su-57 savaş uçakları, yeni nesil sınıfında ve F-35'lerin gerisinde değil. Üstelik F-35 henüz test aşamasında ve düzeltilmesi gereken birtakım sorunlar tespit edildi" dedi.

Rus tarafının S-400 anlaşmasında olduğu gibi kredi sağlaması nedeniyle Rusya'yla işbirliğinin faydalı olduğuna dikkat çeken Nadein-Rayevskiy, gelecekteki silah anlaşmalarının da aynı şekilde yapılacağının altını çizdi. 

Nadein-Rayevskiy, NATO'nun S-400'ler nedeniyle Türkiye'yi üyelikten çıkarıp çıkaramayacağını da yorumladı.


NATO'nun doğu kanadında Türkiye'nin yerini alabilecek bir ülke bulunmadığı için bunun gerçekleşmeyeceğini düşünen Nadein-Rayevskiy, "Türk ordusu, askeri sayısı bakımından ABD'nin ardından ikinci büyük ordu. Alman ordusunun çok önünde ve eğitimin bakımından Alman ordusunun gerisinde değil. Daha 1974'te Türk pilotlar NATO'nun en iyisi kabul ediliyordu. Türkleri kimseyle ikame edemezsiniz ve elbette ABD, Türkiye gibi bir stratejik partneri kaybetmek istemez" ifadelerini kullandı.

türkrus, Dış Haberler Servisi

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.