SPK’yı Başarılara Taşıyan İsim Ali Fuat Taşkesenlioğlu Kimdir?

Erzurum'da başlayan başarı hikayesi. Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı Ali Fuat Taşkesenlioğlu'nun başarılarla dolu hayatı. Erzurum'dan SPK Başkanlığı'na uzanan yolda, başarılı gençlere örnek olacak bir yaşam öyküsü.

SPK’yı Başarılara Taşıyan İsim Ali Fuat Taşkesenlioğlu Kimdir?
26 Mayıs 2019 Pazar 16:15

SPK Başkanı Ali Fuat Taşkesenoğlu Kim dir? 

1964 yılında Erzurum'da doğdu. Atatürk Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, İşletme Bölümünden 1985 yılında mezun oldu. Beykent Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Finans bölümünde Yüksek Lisansını tamamladıktan sonra halen aynı üniversitede İşletme Yönetimi Ana Bilim dalında doktora eğitimine devam etmektedir. İş hayatına 1988 yılında Yenidoğan Yayın Dağıtım Şirketi'nde başladı. 1988-1996 yılları arasında Faisal Finans Kurumu A.Ş.'de Baş Uzman, 1996 yılı Ekim ayında göreve başladığı Asya Katılım Bankası A.Ş.'de sırasıyla, Proje Pazarlama Müdür Yardımcılığı, Merter ve Sultanhamam Şube Müdürlüğü, Genel Müdürlük Kredi Tahsis Birim Müdürlüğü ile Kredi Tahsis Genel Müdür Yardımcılığı görevlerinde bulundu. 30.03.2012 tarihinde T. Vakıflar Bankası T.A.O. Yönetim Kurulu üyeliğine seçilen Taşkesenlioğlu, T. Vakıflar Bankası T.A.O. Denetim ve Kredi Komitesi Yedek üyeliği, 20.04.2012- 07.02.2014 tarihleri arasında Vakıf Portföy Yönetimi A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı, Vakıf Finans Factoring Hizmetleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Vakıf Menkul Kıymetler Yatırım Ortaklığı A.Ş. Yönetim Kurulu Başkan Vekili görevlerini yürüttü. 07.02.2014 tarihinde Türkiye Halk Bankası A.Ş.Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdürü olarak görev yaptı. Aynı zamanda Halk Hayat ve Emeklilik A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanlığı'nda bulundu.

2018 yılından itibaren SPK Başkanlığı'na getirildi ve halen görevinin başında. 

Krizlerin Olduğu Dönemde Sorumluluk Almaktan Kaçmadı,

Önemli kurumların üstdüzey yöneticilik yaptığı dönemlerinde ülke genelinde yaşanan çok önemli krizleri aldığı kararlar ile kısa sürede ve zaiyatsız atlatmasını bildi. Özellikle gezi eylemleri ve 17-25 aralık hükümete darbe girişimlerinde istikrarın yanında olan tutum ve davranışlarıyla büyük beğeni topladı. 

Ülkemiz üzerine oynanan oyunları her fırsatta dile getirmekten çekinmedi, "gezi eylemleri" ile başlayan süreçte yaptığı açıklamalar ile bazı kesimlerin hedefi olsa da sonunda söylediklerinin doğruluğu anlaşıldı. 30 yıllık bankacılık tecrübesi bulunan Taşkesenoğlu piyasanın en önemli aktörlerinden birisi.

Türkiye'de başarılı insanların büyük eleştirilere maruz kaldığı dönemde, sorumlusu olduğu kurumlarda başarıdan başarıya imza atarak tüm eleştirilere cevap vermiş oldu. Sermaye Piyasaları Ali Fuat Taşkesenlioğlu başkanlığında başarıdan başarıya yol alıyor.

Unutlmayan Açıklamaları

"Gezi olaylarının 1 ay öncesi Nisan 2013'te Türkiye'de Cumhuriyet tarihinde en düşük faiz oranlarını gördük. Faiz oranları yüzde 4.65, 4.70'lere kadar düşmüştü, enflasyon yüzde 6'lı seviyelerde tek hanelerdeydi. Hedef bu rakamı daha aşağı çekmekti fakat Mayıs 2013'te 'çiçek, böcek' temalı başlayan ama asıl hedefi hükümeti halk hareketi yoluyla yıkıp ülkeyi istikrarsızlaşmaya çalışan darbe girişimi başladı. Başarısız oldular, sonra 2016'da resmen milletin üzerine bombalar, kurşunlar atarak darbe yapan hain FETÖ'cülerin 17-25 Aralık'ta yargı ve emniyet güçlerini kullanarak darbe girişimine şahit olduk."

"Bu son çırpınışlarıdır, erken seçim kararının alınmasıyla seçim sonrası piyasalar oldukça rahatlayacak. Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Standard & Poor's'un, ağustos ayında gözden geçirip kararını açıklayacağı ve daha önceden takvim dahilinde duyurduğu Türkiye ile ilgili not kararını erkene alarak seçim kararının açıklamasıyla sürpriz bir şekilde not indiriminde bulunduğunu gördük. Bütün bu operasyonlarla gelinen yerde ekonomimiz ortada. Halkımızın bunlara prim vereceğine inanmıyorum, ekonomik istikrarı koruyacaklardır. Geçmiş yıllara baktığımızda Türkiye'de yaşanan ekonomik ve darbe girişimleri dünyanın hangi büyük ülkesinde yaşansaydı o ülkenin ekonomisi batardı. Ne Amerika ne Çin ne de İngiltere'de Türkiye'de yaşanan darbe girişimlerinin yüzde 10'u yaşansaydı ekonomileri alt üst olmuştu. Türkiye ve ekonomisi 2013'ten beri yapılan hain girişimlere rağmen dimdik ayakta. ...."

Halk Bankası Genel Müdürü olduğu dönemde FETÖCÜ'lerin hedefindeki isim olmuştu,

Kamu bankalarının paralel medya ayağı ile algı yapılarak kapatılmaya kadar getirilmek istendiği dönemlerde. Açıkladığı finansal tablolar ile hem kamu bankalarına olan güveni arttırdı hem pazar paylarında güçlenme gösterdi. Halk Bankası aktif büyüklüğünü 10 kat arttırmış , 580 milyon lira zarar üreten bankadan 2,75 milyar lira kar elden eden bir banka haline getirmişti.  Halk Bankası'nın bugün bulunduğu konumda Ali Fuat Taşkesenlioğlu'nun başarısı göz ardı edilemez.

4. Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği (TSPB) Sermaye Piyasaları Ödül Töreni'nde yaptığı konuşma,

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı Ali Fuat Taşkesenlioğlu, "Yeni Ekonomi Programı'nda dengelenme yılı olarak ilan ettiğimiz 2019 yılını, mali disiplinden taviz vermeden Türkiye'nin iç ve dış kırılganlıklarını azalttığımız, enflasyonu düşürdüğümüz ve gerek yerli gerekse yabancı yatırımcılara güven verdiğimiz bir yıl olarak tamamlamamız büyük önem arz etmektedir." dedi.

Taşkesenlioğlu, 2001 yılından beri faaliyette bulunan TSPB'nin 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 30 Aralık 2012 tarihinde yürürlüğe girmesi ile birlikte bugünkü şeklini aldığını anımsattı.

Ekonominin önemli bir aktörü olan birliğin Türkiye'deki bankaları, aracı kurumları, portföy yönetim şirketlerini, payları borsada işlem gören yatırım ortaklıklarını bünyesinde üye olarak barındıran, temsil eden, kamu kurumu niteliğinde olduğunu dile getiren Taşkesenlioğlu, şunları kaydetti: 

"Bu nedenle finans piyasalarına ilişkin kararların alınma süreçlerinde ve uygulamaların takibinde, iyileştirilmesi gereken alanların tespitinde, öncü bir rol üstlenmesi, yapılacak düzenlemelerin sıhhati ve kalıcılığı açısından yaşamsal öneme sahiptir. Birlik, bunların yanı sıra bu sene dördüncüsünü düzenlediği ve artık geleneksel hale gelen bu tür etkinliklerle sermaye piyasalarımızın temsilcilerini rekabetçi, dinamik bir yarışın içinde tutmayı başarmakta ve marifet iltifata tabidir ilkesinden hareketle sermaye piyasalarımıza değerli katkılar sunan sektör temsilcilerimizin ödüllendirilmesinde öncülük misyonunu üstlenmektedir."

Taşkesenlioğlu, törende çeşitli kategorilerde, farklı dallarda ödüllerin sahiplerini bulacağını ve ilgili kategoriler kapsamında 2018 yılı içerisinde en başarılı faaliyetlere imza atan kurumlara ödüllerin dağıtılacağını aktararak, 30 yıllık bankacılık sektörü tecrübesinden sonra SPK Başkanlığındaki ilk yılımı geride bıraktığını ve bugünün kendisi için önemli olduğunu söyledi.

- "2019'un ikinci yarısından itibaren ayakları yere daha sağlam basan Türkiye ekonomisi"

Taşkesenlioğlu, ekonomik göstergelerin, küresel ölçekte ve Türkiye ekonomisi için önemli bir yılın içerisinde bulunulduğunu gösterdiğini anlatarak, "2018 yılında yaşananların ardından küresel ekonominin ivme kaybettiği ve büyümekte zorlandığı görülmektedir. Bununla birlikte özellikle geride bıraktığımız yıl içerisinde gündemi meşgul eden ticaret savaşları, Brexit meselesi ve Euro Bölgesi'nden gelen olumsuz haberler, küresel ekonomiye dair endişelerin artmasına neden olmuştur. Bu durumun, küresel büyüme beklentilerini ve gerçekleşmelerini de doğrudan etkilediği görülmektedir." şeklinde konuştu.

Uluslararası finansal kuruluşların da öngörülerini sürekli olarak aşağı yönlü revize etmek durumunda kaldığını belirten Taşkesenlioğlu, Uluslararası Para Fonu'nun (IMF), geçen yıl nisan ayında 2019 yılı için küresel büyüme tahminini yüzde 3,9 olarak açıkladığını, bu rakamı geride bırakılan bir yıllık süreç içerisinde sırasıyla yüzde 3,7, yüzde 3,5 ve geçen hafta itibarıyla yüzde 3,3 seviyesine çektiğini anımsattı.

Taşkesenlioğlu, merkez bankalarının sıkılaştırıcı politikalara ara vermesi, Çin'de açıklanan ekonomik teşvik paketleri ve söz konusu risklerin doğru bir şekilde yönetilmesi sayesinde küresel ekonominin 2019 yılı ikinci yarısı itibarıyla ivme kazanacağı ve orta vadede sürdürülebilir bir büyüme patikasına oturacağının tahmin edildiğini kaydetti.

Küresel konjonktür ile yakın bir ilişki içerisinde olmakla birlikte, Türkiye ekonomisinin Yeni Ekonomi Programı'nda çizilen çerçevede istikrarlı bir şekilde yoluna devam ettiğini aktaran Taşkesenlioğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: 

"Yeni Ekonomi Programı'nda dengelenme yılı olarak ilan ettiğimiz 2019 yılını, mali disiplinden taviz vermeden Türkiye'nin iç ve dış kırılganlıklarını azalttığımız, enflasyonu düşürdüğümüz ve gerek yerli gerekse yabancı yatırımcılara güven verdiğimiz bir yıl olarak tamamlamamız büyük önem arz etmektedir. Geçen hafta açıklanan yapısal reformların ilgili kurumlar tarafından hızla hayata geçirilmesiyle birlikte, küresel toparlanmanın da etkisiyle 2019'un ikinci yarısından itibaren ayakları yere daha sağlam basan ve potansiyel büyüme seviyelerine doğru ivme kazanmış bir Türkiye ekonomisine ulaşmayı hedeflemekteyiz."

- "Ülkemiz menkul kıymetlerinin toplam değeri 1 trilyon 266 milyar TL"

Taşkesenlioğlu, doğal olarak geçen yıl hem küresel piyasalarda hem de Türkiye ekonomisinde yaşanan gelişmelerin sermaye piyasalarında da etkisini gösterdiğini aktararak, "Mart 2019 sonu itibarıyla, Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde tutulan ülkemiz menkul kıymetlerinin toplam değeri 1 trilyon 266 milyar TL'dir. Bu toplamın 887 milyar TL tutarındaki kısmını pay senetleri, 198 milyar TL tutarındaki kısmını devlet iç borçlanma senetleri, 86 milyar TL tutarındaki kısmını özel sektör borçlanma araçları, 74 milyar TL tutarındaki kısmını da yatırım fonu katılma belgeleri ve 21 milyar TL tutarındaki kısmını ise diğer menkul kıymetler oluşturmaktadır." diye konuştu.

Söz konusu büyüklüklerin bankalar nezdinde tutulan yaklaşık 2 trilyon TL tutarındaki mevduat kalemi ile karşılaştırıldığında, sermaye piyasaları alanında daha yapacak çok şeyin olduğunun açıkça görüldüğünü belirten Taşkesenlioğlu, "Aynı tarih itibarıyla, pay senetlerinin borsada işlem gören 323 milyar TL'lik kısmını elinde bulunduran yatırımcı sayısı yaklaşık 1,17 milyon, yatırım fonlarına yatırım yapan yatırımcı sayısı da yaklaşık 2,9 milyondur. Diğer taraftan bireysel emeklilik fonlarının portföy değeri yaklaşık 100 milyar TL'ye, katılımcı sayısı da 7 milyon kişiye ulaşmıştır. Aynı dönemde, otomatik katılım ile sisteme dahil olan katılımcı sayısı ise 5 milyon kişiyi bulmuştur." ifadelerini kullandı.

Ali Fuat Taşkesenlioğlu, her ne kadar geçen yıl hem küresel piyasalarda hem de ekonomide yaşanan gelişmeler nedeniyle sermaye piyasalarında 2018 yılının ilk yarısında gözlemlenen canlanmayı ikinci yarıda görülmese de 2018 yılının tamamında gerek 15 milyar TL öz kaynak finansmanı gerekse de 179 milyar TL özel sektör borçlanma araçları ihraçları yoluyla sermaye piyasalarına aktarılan fon tutarının son 5 yıldaki en yüksek düzeyine ulaştığını ifade ederek, "Her iki alanda da bu yılın ilk çeyreğindeki gerçekleşmeler 2019 yılının 2018 yılından daha iyi olacağını işaret etmektedir." dedi.

- "Yabancı yatırımcılarda 200 gün olan elde tutma süresi yerli yatırımcılarda 35 güne kadar düştü"

Taşkesenlioğlu, Türkiye'nin sermaye piyasalarının talep tarafındaki en önemli sorunlarından birisinin özellikle bireysel yatırımcılar nezdinde finansal okuryazarlığın düşük düzeylerde olması, piyasalara olan güven ve algı sorunu olduğuna işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü: 

"Bunun en müşahhas örneği yatırımcıların menkul kıymetleri elde tutma süreleridir. Yabancı yatırımcılarda 200 gün olan elde tutma süresi yerli yatırımcılarda 35 güne kadar düşmüştür. Dolayısıyla tüm paydaşlarımızla birlikte uzun dönemli finansman ihtiyacının karşılandığı sermaye piyasalarında farkındalığı artırmak adına yerli ve yabancı yatırımcılara dönük düzenli ve sistemli bir çalışma yapılması gerekmektedir. Kurulumuzun özellikle finansal eğitim alanında yoğunlaşan finansal tabana yayılma çalışmalarına ek olarak sermaye piyasalarının bilinirliğini artırmaya dönük bugünkü ödül törenine benzer etkinliklerinin çeşitlendirilmesinin, finansal okuryazarlığının artırılmasına dönük çalışmaların koordineli ve düzenli olarak yapılmasının sermaye piyasalarımızın talep tarafının geliştirilmesine önemli katkılar sunacağına inanıyorum." dedi.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Semih - 7 ay önce
Geldiğinden beri gerçekleştirdiği halka arz şirketleri karlı şirketler boş olmayan şirketler devamını bekliyoruz