MALİ SONUÇLARI ANALİZİ

Borsadaki Reel Sektör Şirketlerinin Mali Sonuçları Analizi

MALİ SONUÇLARI ANALİZİ
Serkan Öztürk
Serkan Öztürk
14 Kasım 2019 Perşembe 13:37

Eylül ayı sanayi üretimi yıllık bazda yüzde 3,4 artarak 12 ay sonra pozitif seviyeyi gördü. Gelişmeler gelecek dönem üretim artışları açısından iyi sinyaller veriyor. Bunun satışlardaki ve reel sektörün genelindeki yansımalarını analiz etmek için borsadaki şirketlerin 2019 yılı üçüncü çeyreği ve 9 aylık mali sonuçlarını geçen yılla karşılaştırmalı olarak inceledik.

   Toplam 280 reel sektör şirketinin verilerini incelediğimiz çalışma ile güncel durumu yakından görmüş olduk. Daha uygun bir analiz için şirketleri 4 kategoriye ayırıp, sonuçlarını kendi içinde değerlendirdik. Büyük 42 şirketin toplam gelirin %84.2 sini geri kalan 238 şirketin toplam gelirin %15.8'ini aldığı görülmektedir.

    Reel sektördeki tüm şirketler olarak baktığımızda; 2019 yılının ilk yarısında % 23 satış artışı yaşayan şirketlerin son çeyrekte % 1.8 artış yaşayabildiği ve 9 aylık satış artışının % 15'e gerilediği görülmektedir. Satışlardaki yavaşlamaya maliyet artışları eklenince yılın ilk yarısında % 3 artan faaliyet kârı toplamı son çeyrekte % 20.8 azalmıştır. Ancak faaliyet kâr marjı ilk yarıda % 9.4 iken son çeyrekte % 11.9'a yükselmiştir. Her ne kadar satışlar istenildiği ölçüde olmasa da gerek faaliyet kâr marjı gerek FAVÖK ve gerekse net kârda 3. çeyrek, yılın ilk yarısından daha iyi sonuçlar vermiştir. Dolayısıyla şirketler açısından 2019 yılında toparlanma temposunun ivme kazandığı söylenebilir.

   Son 1 yılda TL'nin değer kazanması sayesinde kur riskini fazla yaşamayan şirketler, borç yükü ile standardize olmuş bir finansman gideri yazmışlar ve dolayısıyla 2018'in 3. çeyreğinde 26 milyar TL'ye ulaşan finansman giderleri 6.5 milyar TL'ye inmiş, yaklaşık 19.5 milyar TL (~ 3.5 milyar dolar) avantaj sağlanmıştır. 2018 yılının 9 ayında şirketler, faaliyetten elde ettikleri 70 milyar TL'nin 45 milyar TL'sini finansman giderlerine yedirmişken 2019 yılının ilk 9 ayında 64 milyar TL faaliyet kârının 30 milyar TL'sini finansman giderlerine yedirmişlerdir. Yüzde 65den yüzde 46 ya inen bu oran halen yüksek gözükmektedir. Hatırlatmak gerekirse ISO 500'ün 2018 verilerinde finansman giderlerinin faaliyet kârını yeme oranı % 88,9'a yükselmişti.

   Tüm reel sektörün temel sorunları olarak; satışları artırmak, maliyetlerdeki artışla mücadele etmek, faaliyet giderlerinde verimlilik, finansman yükü öne çıkmaktadır. Çalışmanın detayında şirketleri; küçük, orta, büyük ve daha büyük olarak 4 kategoride değerlendirdik. Dolayısıyla her grubun bazı farklı özelliklerinin öne çıktığı görülmektedir.

İşte öne çıkan bazı maddeler:
  *Daha büyük ve büyük şirketler, satışlarını enflasyona paralel seyrettirebilmekte iken küçük ve orta ölçekli şirketlerin satışları artırma sorunu olabilmektedir.
  *Son çeyrekte asıl dikkat çekici gelişmenin finansal giderlerde yaşandığı, 2018 yılının aynı dönemindeki kur hareketinin finansal giderlerde yarattığı tahribatın tersine döndüğü görüldü.
  *Genele yaygın bir sorun olan faaliyet kârını finansman giderlerine yedirme konusu, Büyük şirketlerde kontrol altında tutulabilmektedir. Bu sayede ciddi kârlılık sağlayabilmektedir. Üstelik 2018 dalgalanmasında bile nette zarara düşmemeleri başarı olarak görülebilir.
  *Orta ölçekli şirketler; tüm şirketler içinde gelirde, faaliyet kârında, FAVÖK'de % 15 paya sahipken finansman giderlerinde % 29 paya sahiptirler. Küçük ölçekli şirketler; tüm şirketler içinde gelirde, faaliyet kârında, FAVÖK'de % 2 paya sahipken finansman giderlerinde % 7 paya sahiptirler. Finansman yükünün ağırlaşmasıyla net kâr marjının da azaldığı görülmektedir.

Alnus Yatırım 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.