Yeni Suriyeli akını başlıyor

Türkiye'nin Suriye sınırında yine sıkıntı var. Yüzbinler Türkiye'ye yürüyor...

Yeni Suriyeli akını başlıyor
Ayşe Eda
Ayşe Eda
02 Eylül 2019 Pazartesi 11:39

İYİ Parti milletvekilleri Aytun Çıray ve Ümit Özdağ, Suriyelilerin Türkiye sınırında düzenlediği protesto eylemlerinin daha da artmaması için Türkiye’nin önleyici tavrını bir an önce devreye sokması gerektiğini söyledi.

Cumhuriyet'in haberine göre, İYİ Parti Milli Güvenlik Politikaları Başkanı Çıray, “Öncelikle yapılması gereken, Türkiye’ye geçişleri durdurmak, askeri yetkililerin belirleyeceği sınır bölgesinde güvenli bölge inşa etmektir. Suriye’nin meşru hükümeti ile de bir an önce temasa geçilmelidir” dedi.

Ümit Özdağ ise “Selefi gruplar ve ÖSO, Erdoğan’ın Moskova ziyaretinden sonra Rusya ve dolaylı olarak Suriye ile anlaştığını, kendilerini sattığını düşündükleri için protesto ediyorlar. Soçi Mutabakatı çöktü. Kısa süre sonra büyük olaylar başlayabilir” diye konuştu.

Şam yönetiminin İdlib çevresindeki askeri operasyonları artırmasının ardından Türkiye’nin sınır kapılarına yakın bölgelere göç eden Suriyeliler, “Suriye ordusunun İdlib’deki operasyonlarının durdurulmasını” talep ederek geçen günlerde protesto gösterisi düzenledi.

Aralarında cihatçı grupların olduğu da iddia edilen çok sayıda Suriyelinin Türkiye’yi protesto etmesinin ardından Cilvegözü Sınır Kapısı kapatıldı. 1 Ekim’e kadar tatilde olan TBMM’nin olağanüstü toplanması gerektiğini yineleyen Çıray İdlib’den doğması olası göç dalgasına engel olunamayacağını söyledi.

Çıray, şöyle devam etti:

“Suriye’deki IŞİD’cilerin son kalesi konumundaki İdlib’den yaşanacak bir göç, Türkiye’de terör olaylarını ciddi ölçüde tırmandırır. Suriye rejim güçlerinden kaçan ÖSO militanları hududumuza kadar gelmişler ve kıskacın kapanmasından dolayı sınır bölgemizde ciddi bir hareketlilik yaratmaktadırlar. Bundan sonraki süreç hassas olduğu kadar tehdit ve tehlike içermektedir. Suriyeli ve cihatçı yapıların gösterecekleri tavırlara karşı ciddi hamleler yapılamaması, Türkiye’nin egemenliğini zedeleyeceği gibi yarın öbür gün milli sınırlarımızda önlenemeyecek eylemlere sürüklenmesi olasıdır. Öncelikle yapılması gereken, Türkiye’ye geçişleri durdurmak, askeri yetkililerin belirleyeceği sınır bölgesinde güvenli bölge inşa etmektir. Suriye’nin meşru hükümeti ile bir an önce temasa geçilmelidir. Aksi takdirde ülkemiz çok daha büyük problemlerle karşı karşıya kalacaktır.”

Ümit Özdağ ise protestocuların içinde birçok kesimin yer aldığını kaydederek, “İdlib’de halen sürmekte olan gösteriler içinde her türlü selefi, cihatçı, örgüt propagandistlerinden, ÖSO mensuplarına ve paniğe kapılmış halka kadar değişik grupların olduğunu düşünüyorum. Hepsinin protesto gerekçesi farklı.

Halk paniğe kapıldığı ve Suriye ordusunun onları cezalandıracağını düşündüğü için Türkiye’ye kaçmak istiyor. Selefi gruplar ve ÖSO ise Türkiye’nin Moskova Rusya ve dolaylı olarak Suriye ile anlaştığını, kendilerini sattığını düşündükleri için protesto ediyorlar. 

Soçi Mutabakatı’nın çöktüğünü söyleyen Özdağ, Selefiler ve özellikle ÖSO’cular, Türkiye’nin İdlib için savaşacağına inanmışlar.

Sonuç olarak olayların gelişmesinin bize gösterdiği husus 17 Eylül 2018’de imzalanan Soçi Mutabakatı çöktü. Türkiye mutabakat ile üstlendiği Selefilerin ılımlılaştırılması ve silahtan arındırılması taahhütlerini gerçekleştiremedi. Rusya’nın desteklediği Suriye ordusu İdlib’i işgale başladı. Mevcut gözlem noktalarında kalmak mümkün görünmüyor” diye konuştu.

‘OLAYLAR BAŞLAYABİLİR’

Bu sürecin Türkiye tarafından temkinli ve doğru bir şekilde yürütülmesi gerektiğine vurgu yapan Özdağ, “Eğer, bu süreç yönetilemez ve Hatay üzerinden Türkiye’ye tekrar milyonlarca insanın girmesi söz konusu olursa kısa süre sonra büyük olaylar başlayabilir.

Yapılması gereken Suriye rejimi ile doğrudan görüşmelere başlamaktır. Bu görüşmelerin temel amacı Suriye’nin toprak bütünlüğüne destek vermek ve Suriyeli sığınmacıların ülkelerine dönüş sürecini başlatmak olmalıdır” ifadelerin kullandı.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.