YAKLAŞIYOR, YAKLAŞMA OLAN O ACI DEPREM!

17 Ağustos Marmara depreminde 96 bin 808 konut ve 15 bin 944 iş yerinin yıkıldı, 231 bin 364 konut ve 32 bin 569 iş yerinin de hasar gördü. Depremde 17 bin 480 kişinin hayatını kaybettiğini, binlerce kişinin de yaralandı. Daha acısı Türkiye’de son 100 yılda büyüklüğü 6 ve üzeri olan 56 deprem yaşandı Son 100 yılda, 80 binin üzerinde vatandaşın depremlerde hayatını kaybetti. Ve tüm açıklamalar yeni bir depremin geldiğini işaret ediyor… Yaklaşıyor, yaklaşmakta olan!

YAKLAŞIYOR, YAKLAŞMA OLAN O ACI DEPREM!
Ayşe Eda
Ayşe Eda
17 Ağustos 2019 Cumartesi 09:33

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener, Marmara Denizi’ndeki fayın, 1200 metre derinlikteki deniz tabanı sismometreleriyle 7 gün, 24 saat izlendiğini belirterek, “Olası bir depremin ne büyüklükte gerçekleşeceğini bilebiliyoruz. Büyüklüğü 7’nin üstünde bir veya birkaç deprem yaşayabiliriz ama bunların ne zaman olacağını bilemiyoruz” dedi.

Özener, başta Marmara Bölgesi’nde olmak üzere Türkiye genelinde 240’ı aşkın sismik istasyonun bulunduğunu söyledi. Bunun dışında ülke genelinde 450’nin üzerinde gözlem ağıyla depremlerin 7 gün 24 saat izlendiğini dile getiren Özener, sismik aletlerin sadece karada değil, deniz tabanında da bulunduğuna dikkati çekerek, şöyle devam etti:

“Türk-Japon ortaklığındaki 5 yıl süren proje neticesinde, teknoloji transferiyle Türkiye’ye özel üretilen deniz tabanı sismometre cihazları Marmara Denizi’nin tabanına yerleştirildi. Türkiye’de ilk kez tarafımızdan denizin 1200 metre derinliğinde fayın göbeğine kurulan deniz tabanı sismometreleriyle 7 gün, 24 saat fayı izliyoruz. Fayın üzerinde ne kadarlık bir enerji biriktiğini bilebiliyoruz. Fay belli, tarihsel depremler var, biriken enerji var. Büyüklüğü 7’nin üstünde bir veya birkaç deprem yaşayabiliriz ama bunların ne zaman olacağını bilemiyoruz.”

PARÇALI YAPIDAN OLUŞUYOR

Prof. Dr. Haluk Özener, depremin zamanı geçtikçe enerji miktarının artması nedeniyle büyüklüğünün arttığını söyledi. Anadolu plakasının yaklaşık 2.5 santimetre hızla saat istikametinin tersi güneybatı yönüne doğru ilerlediğini dile getiren Özener, bu ilerlemenin biriktirdiği enerjinin açığa çıkmasıyla kırılan fayların depreme yol açacağını anlattı. Özener, şöyle devam etti:

“Son yıllardaki çalışmalarda fayın deniz boyunca homojen bir yapıda olmadığını öğrendik. Fayın parçalı yapıdan oluştuğu, bir kısmının sismik olarak daha aktif, bir kısmının daha sessiz ve sakin olduğu, bir kısmının da daha sığ depremler yarattığı, bazı parçaların ise daha derinde depremler yarattığını görürüz. Bilim insanı için 7.2 ile 7.3 arasında deprem olmasının enerji açısından ve bilimsel sonuçları açısından çok büyük bir farkı olabilir. Toplumu ilgilendiren kısım, 7.2’lik depremle hiçbir şey olmayacak da 7.3 ile felaket mi olacak, hayır. İkisi de çok ciddi rakamlardır. 7 ve üzerindekiler yıkıcı depremlerdir. Buradaki ana nokta, deprem zararlarının azaltılmasına yönelik çalışma yapmak. Bilim insanları bu yöndeki araştırmalarını sürekli yapıyor. Vatandaş da 1999 öncesine göre daha bilinçli. Yapı alırken projesine, firmasına, deprem güvenliğine, zemin bina ilişkisinin nasıl olduğuna bakıyor.”

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.