EYT kimleri kapsıyor?

EYT, erken emeklilik, toplu ödeme yapılarak emekli olabilme, SGK'sı olmayanın sağlık hizmeti ve tazminat konularını Haberturk'ten Ahmet Kıvanç cevapladı.

EYT kimleri kapsıyor?
Anar Asadov
Anar Asadov
05 Ekim 2019 Cumartesi 11:36

EMEKLİLİK YAŞINI BEKLEYEN SAĞLIK HİZMETİNDEN NASIL YARARLANABİLİR?

Soru: İlk işe giriş tarihim 12.07.2002. 60 yaşında emekli olabileceğim. Şu an 17 yıl sigortalılığım, 5249 gün primim var. Yaşı beklemeden 7000 gün prim ve 25 yıl çalışma yılını doldurduğum zaman işten ayrılmayı düşünüyorum. Ondan sonraki 13 yıl çalışmadan emekli maaşı bağlanması için bekleyeceğim. Bu bekleme döneminde sağlık hizmetlerinden yararlanabilir miyim? Bu durumda emekli aylığım bağlandığında maaşımda düşüş olur mu? (Ziya T.)

Yanıt: Ziya Bey, 2008’den önce işe girmiş olanların aylık bağlama oranı (ABO) ilk 3600 günü için yüzde 30, sonraki her 360 gün için yüzde 2 olarak uygulanıyor. Bu durumda 7000 günle emekli olursanız, emeklilik tarihinizde güncellenmiş ortalama aylık kazancınızın yüzde 48’i oranında emekli aylığı bağlanır. Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) bildirilen brüt kazancınızın tutarı, emekli aylığını etkileyen önemli faktörlerden biridir. Brüt kazancınız asgari ücretin en az 2-3 katı gibi ise çalışmaya devam ettiğiniz takdirde emekli aylığınız artar. Prim gününü doldurduktan sonra yaşı bekleyenler sağlık hizmetlerinden iki türlü yararlanabilir. Hane içindeki kişi başına geliri 2019 yılı için 853 TL’nin altında olanların primi devlet tarafından karşılanır. Bunun için gelir testine girmek gerekir. Hane içindeki kişi başına gelir 853 TL’nin üzerinde olanlar ise yine 2019 yılı için aylık 76.74 TL genel sağlık sigortası (GSS) primi ödeyerek sağlık hizmetinden yararlanabilirler.

Diğer taraftan, emeklilikte yaşa takılanlar (EYT) ile ilgili taleplerden biri de prim gününü doldurmuş olup da yaşı bekleyenlerin GSS primi ödemeden sağlık hizmeti yararlanabilmesidir. İleride bu yönde bir yasa değişikliği de gündeme gelebilir.

SAĞLIKTA YIPRANMA HAKKI 2018’DEN ÖNCEKİ ÇALIŞMALARA VAR MI?

Soru: 1990-1999 yıllarında sağlık memuru olarak çalıştım. Teknik olarak hemşirelik ile aynı iş tanımına sahiptim. Hemşirelere tanınan 60 gün yıpranma hakkı, benim iş süreme etki eder mi? (Yüksel Ş.)

Yanıt: Yüksel Bey, sağlık çalışanlarına getirilen fiili hizmet süresi zammından (yıpranma hakkından) sağlık memurları zaten yararlanabiliyorlar. Bu haktan yararlanabilecek sağlık çalışanlarının unvanları, Sağlık Bakanlığı ile Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından tek tek belirlendi. Kapsamdaki sağlık çalışanlarının her 360 günlük fiili çalışma sürelerine 60 gün ilave edilecek. Elde edilen toplam fiili hizmet süresinin yarısı oranında da emeklilik yaş haddinden indirim yapılacak.

Ancak, yaş indiriminden yararlanabilmek için bu kapsamda toplam 3600 gün çalışmak gerekiyor. Daha önemli husus ise sağlık çalışanları yıpranma hakkından, yasanın yürürlüğe girdiği 3 Ağustos 2018 tarihinden sonraki çalışmaları için yararlanabilecektir. Bu tarihten önceki çalışmalar için yıpranma hakkı söz konusu değildir. Bu nedenle, 1990-1999 yılları arasındaki sağlık memuru olarak görev yaptığınız dönem için ne sizin, ne de diğer sağlık çalışanlarının yıpranma hakkı bulunmamaktadır. Sağlık memurluğuna devam ediyor olsaydınız da sadece 3 Ağustos 2019 tarihinden sonraki çalışmalarınız için fiili hizmet süresi zammından yararlanabilecektiniz.

TOPLU ÖDEME YAPARAK EMEKLİ OLUNABİLİR Mİ?

Soru: 04.02.1982 doğumluyum, ilk ise giriş tarihim 08.03.2004 ve bugüne kadar 4570 gün primim var. Buna göre, ola ki 60 yaşına kadar hiç prim ödemesem 60 yaşına geldiğim zaman toplu ödeme yaparak emeklilik hakkı kazanma şansım olur mu? Yoksa 7000 günü mutlaka doldurmam mı gerekir? (Başar A.)

Yanıt: Başar Bey, SSK’dan normal emeklilik için 7000 prim günü ve 60 yaşa tabisiniz. Kısmi aylıkla emeklilik için ise 25 yıl sigortalılık süresi ve 4500 prim günüyle yine 60 yaşında emekli olabilirsiniz. Sosyal güvenlik sisteminde esas olan çalışılan dönemde primlerin ödenmesidir. Geriye dönük olarak sadece askerlik, doğum gibi borçlanmalar yapılabiliyor. Bunun dışında toplu ödeme yaparak emeklilik hakkı bulunmuyor. 7000 günü tamamlayamazsanız 4500 günü geçtiğiniz için mevcut primleriniz ile de emekli olabilirsiniz, ancak düşük emekli aylığı bağlanır.

DOĞUM İZNİNDE RAPOR PARASI AYLIK ALINABİLİR Mİ?

Soru: Ben özel sektörde çalışıyorum. Çalıştığım kurumda 7 senem doldu. Şu anda ise 3,5 aylık hamileyim. Hamilelik iznine ayrıldığımda maaşımı izin sonunda değil de her ay düzenli olarak almak istiyorum. Yeni evliyiz ve borçlarımız olduğu için bu şekilde almak istiyorum. Ne yapmam gerekir, nereye başvurmalıyım? (Selin Ç.)

Yanıt: Selin Hanım, işçinin doğum öncesi 8 hafta ve doğum sonrası 8 haftalık analık izni döneminde işveren ücret ödemek zorunda değil. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından bu dönem için geçici iş göremezlik ödeneği verilir. Ayakta tedavi alınan rapor günlerinde, günlük brüt ücretin 3’te 2’si oranında, yatarak tedavi alınan rapor günlerinde ise brüt ücretin yarısı oranında geçici iş göremezlik ödeneği verilir. Brüt ücret hesabında ise son üç aylık ücret ortalaması dikkate alınır. Analık izninde toplam 112 gün üzerinden ödeme yapılır.

Bazı işverenler, işçisinin mağdur olmaması amacıyla analık izni döneminde ücreti ödemeye devam ediyor. Buna karşılık, SGK’nın işçinin hesabına yatırdığı ödeneği isteyebiliyor.

Diğer taraftan, raporların aylık girilmesi halinde de SGK tarafından ödemeler aylık olarak yapılmaktadır. İşyeri muhasebe servisine başvurarak, bu konudaki talebinizi ilettiğiniz takdirde raporlarınız sisteme aylık girilip, aylık ödemeden yararlanabilirsiniz.

İŞVEREN, 2 YILDAN ÖNCE İŞTEN AYRILAN İŞÇİDEN PARA İSTEYEBİLİR Mİ?

Soru: İşe girerken işveren herkese bir iş sözleşmesi imzalattı. Bu iş sözleşmesinde 2 yıl içerisinde işten ayrılmam halinde 2 brüt maaş ödeyeceğime dair bir madde var. Bunun yasal dayanağı var mıdır? Sözleşmede “fazla mesai yapılmasını kabul ediyorum” diye bir madde daha var, bunun bir yasal geçerliliği yok değil mi? (Emre V.)

Yanıt: Emre Bey, hizmet akdiyle çalışanlar için düzenlenen iş sözleşmesine, sadece işçi aleyhine olacak şekilde tek taraflı cezai şart konulamaz. İşçiyi bağlayıcı olabilmesi için cezai şartın karşılıklı olması gerekir. Buna karşılık, işçi lehine olacak şekilde, işverene tek taraflı cezai şart koymanın bir sakıncası bulunmuyor. Cezai şart karşılıklı olmakla birlikte işçiye işverenden daha ağır bir cezai şart da verilemez. Sözleşmede, işverenin iki yıldan önce işten atması durumunda kıdem tazminatı dışında ayrıca 2 brüt maaş tutarında tazminat ödeyeceğine dair de cezai şart varsa mesele yok. Sadece sizi bağlayan bir cezai şart söz konusu ise o madde geçersiz sayılır.

İmzaladığınız sözleşmede “Fazla mesai yapılmasını kabul ediyorum” diye bir madde varsa bu sizi bağlar. Fazla mesai ücrete dahil ise anlaştığınız tutar üzerinden ücret alırsınız. Ancak, günde 3 saati, bir yıl içinde de 270 saati aşan fazla çalışma sürelerinin parasının ayrıca ödenmesi gerekir. Bir yıl boyunca yaptığınız fazla çalışma süreleri 270 saati aştığı halde parası ödenmez ise haklı fesih yapabilirsiniz. Bu durumda hem 2 brüt maaş tutarındaki tazminatı ödemekten kurtulursunuz, hem de kıdem tazminatınızı alırsınız.

EYT YASASI ÇIKAR İSE NASIL UYGULANACAK?

Soru: 16.09.1971 doğumluyum. 01.12.1995 tarihinde yedek subay okuluna başladım

01.04.1997 SSK girişliyim, 2001 yılından itibaren BAĞ-KUR’luyum. EYT beni etkiler mi? SSK’dan emekli olabilir miyim? (Abdullah V.)

Yanıt: Abdullah Bey, yedek subay okulunun ardından kıtada göreve başladığınız tarihten itibaren sigorta girişiniz başlamış demektir. SSK’dan normal emeklilikte 56 yaş 5825 prim gününe tabisiniz. BAĞ-KUR’dan normal emeklilikte ise 9000 prim günüyle 58 yaşa tabisiniz. SSK’dan emekli olabilmek için, son 7 yılın yarısından fazlasını 4/a (SSK) statüsünde çalışmalısınız. EYT yasasının nasıl çıkacağı henüz belli değil. Eğer 8 Eylül 1999 öncesindeki koşullarla emeklilik imkânı getirilirse, 15 yıl tam prim ödemiş olmanız şartıyla 55 yaşında BAĞ-KUR’dan emekli olabilirsiniz.

ÖZEL OKUL ÖĞRETMENLERİ KIDEM TAZMİNATI ALABİLİR Mİ?

Soru: Ben 7 yıl özel bir okulda öğretmen olarak çalıştım. Sigorta giriş çıkışım olmadan, her yıl sözleşme imzalayarak çalışmaya devam ediyordum. Bu yıl, “belirli süreli iş sözleşmesi” ile çalıştığımızı ve bu nedenle hakkımızın olmadığını söyleyip beni ve uzun süre çalışmışlığı olan birkaç arkadaşımı sadece 1 yıl kıdem tazminatı ile işten çıkardılar. Yedi yıllık tazminat hakkım olmadığı doğru mudur? Bu konuda emsal bir dava var mıdır? (Begüm Ö.)

Yanıt: Begüm Hanım, 25 Eylül 2019 tarihinde yazdığım Yargıtay 22. Hukuk Dairesi’nin 25 Haziran 2019 tarihli 2016/1725 esas numaralı, 2019/14022 sayılı kararı, emsal niteliğindedir. Yargıtay kararına göre, özel okul öğretmenleriyle yasal zorunluluk nedeniyle yapılan belirli süreli sözleşme kıdem tazminatı almaya engel teşkil etmiyor. Sözleşmeyi işveren yenilemediğine göre, görev yaptığınız 7 yıllık döneme ilişkin kıdem tazminatınızı alabilirsiniz. Bunun için öncelikle arabulucuya başvurun. Buradan sonuç alamazsanız, iş mahkemesinde dava açmalısınız.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.