Erken emeklilik sırrı

EYT'lilere çözüm önerisi gazeteci Mehmet Yılmaz'dan geldi.

Erken emeklilik sırrı
Tuba kara
Tuba kara
18 Kasım 2019 Pazartesi 09:58

"Komisyonu öde, erken emekliliği kap

Erdoğan’ı yanınıza çekip, bu sorunu aşabilirsiniz yeter ki nereye odaklanacağınızı iyi tespit edin!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan"Ülkenin başına erken emekliliği dolayanlar siyasi rant peşinde. Bu milletin zararına. Seçim kaybetsek de yapmayacağız" dedi.

İnsanların erken emeklilik istemelerini anlayabiliyorum.

Büyük çoğunluğa maaşları yetmiyor, erken emekli olup, bir ikinci işte de çalışabilirlerse ancak geçinebileceklerinin hesabını yapıyorlar.

Sosyal güvenlik sisteminde bunun açacağı delikleri kapatmanın zor olduğunu, başka toplumsal maliyetlerinin olacağını da geçmişteki uygulamalardan biliyoruz.

Tabii Erdoğan’ın "Seçimi kaybetsek bile bu işi yapmayacağız" demesi emeklilikte yaşa takılanların ümitlerini kırmış olmalı.

Ama unutmayın ki derdini veren büyük Allah, çaresini de verir!

Erdoğan’ı yanınıza çekip, bu sorunu aşabilirsiniz yeter ki nereye odaklanacağınızı iyi tespit edin!

Aslına bakarsanız bu sorunun mucizevi çözümünü ben bulmuş değilim.

Erdoğan, "Milleti zarara uğratacak işi seçim kaybetsem bile yapmam" dediği konuşmasında bunun ipucunu da verdi.

Buyurun birlikte okuyalım:

"(Şehir hastanelerinin görüntülerini videoda izlettikten sonra) Bunlar benim Ahmet’ime, Mehmet’ime, Ayşe’me, Fatma’ma layık değil mi? Ama bunu çok görüyorlar. ‘Zarar ediyor’ diyorlar. Yahu halkıma hizmette zarar ediyorsak, edelim."

Demek ki neymiş? Halka hizmette zarar edilebiliyormuş.

Peki erken emekli olmak isteyenler Fransız, Nijeryalı ya da Vanuatulu mu?

Hayır, onlar da Türk ve zaten çok düşük olan emekli maaşına dayanılmaz bir ihtiyaç hissettiklerine göre "sosyete" değil, "halk" sayılmalılar.

Demek ki kritik olan mesele "SGK’nın zararı konusu" değil.

Bir kısım halk için zararı göze alabiliyor ama diğer kısım halk için zarar istemiyor olamayacağına göre!

O halde "zarar" konusuna değil, "yarar" konusuna odaklanmalıyız.

Şehir hastaneleri zarar etmesine rağmen birbiri ardına dikiliyor, çünkü bunlardan "yararlananlar" var.

Yararlananları kısaca "iktidara yakın müteahhitler" olarak tanımlayabiliriz.

Çünkü bu ihaleler, bu iktidarın alıştığı yöntemlerle yapılıyor: "İstediğime veririm, istediğime vermem, sorana da ‘ticari sır’ der söylemem ihaleleri" bunlar!

Bir örnek Ankara’dan vereyim: Etlik ve Bilkent şehir hastanelerinde toplam 7 bin 300 yatak olacak.

Bu hastanelere deyim yerindeyse "müşteri" kazandırmak için kapatılacak 11 hastanedeki yatak sayısı 7 bin 150.

150 adet fazladan hastane yatağı için ödeyeceğimiz para 3 milyar Amerikan Doları.

3 milyar dolara 600 yataklı hastanelerden 20 tane yapılabilirdi. Hadi diyelim ki hesap yanlış, 10 tane yapılsın.

3 milyar dolara mevcut 7 bin 150 yatağa ilaveten (600 X 10 =) 6 bin yatak yapmak mı daha mantıklı, mevcuttaki yatak kapasitesine sadece 150 adet yatak eklemek mi?

3 milyar dolardaki müteahhit karı nedir? Bu kardan "çarkları yağlamak için" ayrılması gereken yüzde kaçtır? Bunları ben bilmem, aklım da ermez zaten.

Ancak şunu söyleyebilirim ki AKP iktidarında, müteahhitlerin cebine para konmuyorsa hiçbir iş yürümez.

Emeklilikte yaşa takılanlar, yandaş müteahhit konsorsiyumuna baş vurmalı ve bu kanun çıkarsa alacakları maaşın mesela yüzde 30’unu bu konsorsiyuma bırakacaklarını taahhüt etmeliler.

Bakın bakalım erken emeklilik çıkıyor mu, çıkmıyor mu?"


Etiketler; #eyt
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.