TÜRKİYE, 2020'DE BÜYÜYEBİLİR Mİ?

"2020'de Türkiye ekonomisi büyüyecek mi?" sorusu bugünlerde çok önemli... Çünkü piyasalar için en önemli veri büyüme rakamları... enflasyon ve faizlerdeki düşüş büyüme ile desteklenebilirse, ekonomide hareketlenmelerin oluşacağı belirtiliyor.

TÜRKİYE, 2020'DE BÜYÜYEBİLİR Mİ?
Anar Asadov
Anar Asadov
26 Aralık 2019 Perşembe 10:06

"Türkiye ekonomisi son 40 yılın 8’le biten senelerinde krize veya durgunluğa girdi. Bu yılı izleyen 9’lu yıllarda dip yaptı ve daraldı. 9’lu yılları takip eden sonu sıfırlı seneler 1990, 2000 ve 2010’da ise ortalama büyüme yüzde 8.2’yle rekor kırdı.

2018 kur şokuyla başlayan bozulmayı, 2019’da büyümenin sıfır düzeyine inmesi izledi. Sırada sıçrama yılı 2020 var.

Büyümenin ne olacağı, artacağı mı yoksa düşeceği mi, üreticilerden tüketicilere ve işsizlerden ticaret kesimine kadar tüm karar alıcıları ilgilendirir. Önce Marmara Ekonomi Kongresi sonra da İstanbul Sanayi Odası Meclisi’nde sunumunu yaptığım 2020 büyümesini bugün köşemizde ele alıyoruz.

Geçmişte borsanın yıllık getirisini ve büyümeyle ilişkisini analiz ederken ikisi arasındaki güçlü ilişki yanında belli bir konjonktürü izlediğini fark ettim. Son 40 yılda büyüme belli yıllarda ciddi benzerlikler gösteriyor. Bazı yıllar büyümeye yarıyor, bazı yıllar da yaramıyor sanki.

8’LERİN LANETİ

-Mesela sonu 8 ve 1 ile biten yıllarda ekonomi genelde krize giriyor. Sonu 9’la biten yıllarda ise ekonomi dip yapıyor, ortalama bazda daralıyor ama yılın sonuna doğru da toparlanıyor. En yüksek büyüme ise sıfırla biten yıllarda gerçekleşiyor.

-Sonu 8’le biten yılların Türkiye’ye hiç yaramadığını ilk 2017 yılında her şey güllük gülistanlıkken 25 Aralık’ta yazdık. Küresel piyasalarda hava Şubat 2018’de dönmeye başladı.

Mart ayında Türkiye’de erken seçimlerin sinyali geldi, nisan ayında kararı alındı. Haziran ayında seçimler yapıldı, temmuzda başkanlık sistemine geçildi. Ağustosta kur şoku yaşadık. Kur şokunu faiz şoku, enflasyon ve nihayetinde ekonomik daralma izledi.

-Böylece 1988 yılında gerçekleşen ve 4 Şubat kararlarının alınmasına yol açan ekonomik kötüleşme, 1998’de Asya ve Rusya krizlerinin yanında nereden buldun yasasının çıkmasıyla tekrarlandı. 

2008’de küresel kriz çıktı, kaçınmak mümkün olamadı. 2018’de de herhalde alışkanlık olsa gerek, benzer durumu yaşamaktan kurtulamadık.

SONU 9 OLAN YILLARDA DARALMA

-Büyümeyle ilgili eğilimler sadece sonu 8’le biten yıllarda değil, 1980 sonrasındaki 40 yılın diğer senelerinde de belirginlik gösterdi.

8’li senelerin ardından sonu 9’la biten bütün yıllar GSYH’nın artışı bakımından en kötü yıllar. Ekonomi 8’li yıllarda krize, resesyona veya durgunluğa giriyor. Bunun en şiddetli etkisi ve büyümeye yansıması sonraki yıla sarkıyor.

-Bu nedenle 9’lu yıllarda Türkiye büyümesi dibe vurdu. Hatta 1980 sonrasında 9’la biten  dört yılın ortalaması yüzde 1.8 daralma şeklinde. Zaten ortalama bazda sadece 9’lu yıllarda Türkiye ekonomisi daralıyor. Diğer yılların ortalaması pozitif büyüme.

SIFIR SONLU YILLARDA BÜYÜME % 8.2

-Yine dikkat çeken durum 8’li yıllarda girilen krizden 9’lu yılların sonlarına doğru çıkıldığıdır. Ancak 9’lu yılın genelinde negatif büyüme veya çok az pozitif büyüme oluyor. Bitişikteki tabloyu hazırlarken de bu yılın  rakamını yüzde 0.5 olarak aldık.

-9’lu yılların sonuna doğru başlayan canlanma, sonu sıfırla biten yıllarda iyice ivme kazanıyor. Aynen 1990, 2000 ve 2010 yıllarında olduğu gibi. 1980’i dikkate alırsak sıfırlı yılların büyüme ortalaması yüzde 5.2.

-Ancak 1980 Türkiye’nin yaşadığı ağır krizin sonu ve aynı yıl 24 Ocak Kararları ile köklü ekonomik önlemler alındı. Hem bu önlemler Türkiye’nin ekonomik yapısını önemli ölçüde değiştirdi, hem de aynı yıl yaşanan 12 Eylül askeri müdahalesi siyasette köklü dönüşümler yarattı. Ortaya çıkan yeni yapıdan dolayı 1980’i dışladığımızda sıfırlı yılların büyüme ortalaması yüzde 8.2 ile en yükseğe çıkıyor.

SONU 1’LE BİTEN YILLARIN RİSKİ VAR

-Ancak hemen ertesi yıl olan ve sonu 1 ile biten yılların yarısında Türkiye kriz veya durgunluk yaşadı. 1991 durgunluğu ve 2001 krizi bunun tipik örnekleri.

-2011’e ise Avrupa krizi rastladı. Küresel sermaye hareketlerinin güçlü olması ile 2011 kolay geçildi ama büyümenin frenine de basılmak zorunda kalındı.

2’DEN 7’YE KADAR 6 YIL BÜYÜME DÖNEMİ

-Yine sonu 2’yle 3’le 4’le, 5’le, 6’yla 7’yle biten yıllar Türkiye’nin kesintisiz büyüme dönemini oluşturuyor. Buna sadece 1994 dahil değil. O yıl ekonominin yüzde 5.5 küçülmesine karşılık 4’lü yılların ortalaması yüzde 3.9 çıkıyor.

-Diğer yılların ortalaması ise yüzde 6 ile 7.5 arasında değişiyor. 1980’lerin, 90’ların, 2000’lerin ve 2010 yılların 2, 3,4,5,6,7’li yılları ekonominin arka arkaya istikrarlı büyüdüğü yıllar.

YAPILANDIRMANIN ÖNEMİ

-6 yıllık dönemin ardından küresel konjonktürün de etkisiyle 8’li yıllarda bozulma başlıyor, 9’lu yıllarda ekonomi dibe vuruyor, 0’lı yıllarda da canlanıyor.

-Eğer yapısal sorunlar çözülmediyse 1 yıl gibi süren toparlanma ve canlanmayı kriz izliyor. Kriz de yaklaşık 5 çeyrek sürüyor.

-1981’de kriz yoktu, çünkü 24 Ocak 1980’de yapısal önlemler alınmıştı askeri rejim de işbaşına gelmişti. 1991’de büyümenin yüzde 1’in altına inmesindeki başat rol de Körfez Krizi ve Irak’a müdahaleydi.

-Çok zayıflamış bankacılık kesimi ile borçlanma obezi haline dönüşmüş kamu kesimi yeniden yapılandırılmadan ekonomi 2000 yılında büyümeye zorlanınca 2001 krizi çıktı.

BAZIN ETKİSİ İLE SIÇRAMA

-Geçmişe yönelik eğilimler baz alınırsa 2018’in son çeyreğinde başlayan canlanmanın 2020 yılında sürmesi beklenebilir. Hükümet de büyümede hedefi yüzde 5’e koydu.

-Tutar mı? Tutma ihtimali yüksek. Düşük bazın üzerine gelecek normalleşmeye dönüş, pekala büyümeyi sıçratabilir. Zaten 9’la biten daralmaları, sıfırla biten yıllardaki sıçramaların izlemesi de bundan. 1990, 2000 ve 2010 yıllarının ortalaması yüzde 8.2’le rekor çıktı.

YÜZDE 5 BÜYÜME NASIL TUTACAK?

-Riskler ve belirsizlikler var mı? Elbette var, hatta fazlasıyla. Yatırım iştahı zayıf mı,? Evet. Dışarıdan sermaye geliyor mu? Az biraz ve giderek azalıyor. Peki nasıl büyüyeceğiz? Yüzde 5 nasıl tutacak?

-İç tüketim artışıyla kamu tüketimiyle kredi büyümesiyle konut ve otomobildeki canlılıkla turizmle ihracatla büyüyeceğiz. Bu kalemler yüzde 5’i tutturmaya yetebilir.

-Eğer yabancı sermaye girişi artsaydı, özel sektör yatırımları başlasaydı, girişimcilerin risk iştahı yüksek olsaydı 2020’de geçmişteki gibi rekor kırılır, büyümede yüzde 8’leri görürdük.

SIRA REEL SEKTÖRÜN YAPILANMASINDA

-Yaşadığımız sorunun adı reel sektör krizi. Bunun elbette bir çok nedeni var ama en öndeki faktör aşırı borçlanma ve borcun da daha çok döviz üzerinden olması. 2001’de bankalara ve devlete yaptığımız yeniden yapılandırmayı burada henüz reel sektöre yapmadık.

-Yapıyı düzeltmeden üzerine büyümeyi bindiriyoruz, sorunun üstünü örtüyoruz. Ancak nereye kadar? Geçmiş yılların eğilimleri iyi birer örnek. (Haberturk/ABDURRAHMAN YILDIRIM) "

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.