ÖNÜMÜZDEKİ HAFTANIN EKONOMİ PİYASALARINA İYİMSER BAKIŞ

Önümüzdeki haftanın ekonomi piyasalarına ılımlı bir bakış açısıyla değerlendirme yazısını sunuyoruz.

ÖNÜMÜZDEKİ HAFTANIN EKONOMİ PİYASALARINA İYİMSER BAKIŞ
Ayşe Eda
Ayşe Eda
08 Eylül 2019 Pazar 14:51

"İç ve dış piyasalarda geçen hafta daha iyimser bir görünüm vardı. Dış piyasalardaki yumuşamanın iç piyasalara yansımasının yanı sıra enflasyon ve büyüme verilerinin beklentilerden biraz daha olumlu karşılanmasının payı var. Büyüme derken beklenenden daha az küçülme ve bir önceki çeyreğe göre büyüme olduğu notunu da düşmek gerekir. Bu durum ekonomide bir dengelenme yaşandığı görüşünü destekliyor.

Büyüme ile ilgili beklentilerde olumlu yönde revizeler de görüldü. Ünlü ABD’li yatırım bankalarından JP Morgan’ın Türkiye için 2019 yılı ekonomik daralma beklentisini yüzde 1.7’den yüzde 0.3’e indirdiğini açıklaması kayda değer. Enflasyonda ise hem beklentiler biraz daha yüksekti hem de yüzde 2.53 gelen İstanbul ağustos enflasyonu sonrası aylık yüzde 0.86 artışı biraz sürpriz olarak görüldü. Yıllık enflasyon yüzde 15.01 seviyesine çekilince 12 Eylül Merkez Bankası faiz kararı için oldukça iyi bir referans oldu.

Önümüzdeki haftaki toplantıda piyasa beklentileri 2-3 puan arasında indirim yönünde.

TCMB faiz düşüşünün doğal olarak banka mevduat, kredi faiz oranları ve gösterge faize de aşağı yönlü etki etmesi beklenebilir. Bu durum yavaşlayan ekonomiye bir ivme olarak yansır mı? Yakından izlenen konu başlıklarından biri de bu.

BDDK verilerine göre banka kredilerinde hafif bir kımıldama var. Ağustos ayı ilk haftasında 2.49 trilyon TL olan banka kredileri Ağustos sonu itibariyle 2.53 trilyon TL seviyesine yükselmiş görülüyor.

Konut kredilerinde ise 178 milyar TL’den 181 milyar TL’ye bir artış söz konusu. Bu canlanma işareti için tabi ki yeterli değil. Bu arada döviz kurlarındaki düşüş ve bankalardaki döviz mevduatında çözülme de önemli olacak. Kurlarda bir gevşeme görülse de bankalardaki döviz mevduatlarında henüz bir çözülme görülmüyor. TL’ye dönüş ve güvenin oluşması ekonominin ivme kazanması için gerekli.

ILIMAN HAVA

Dış piyasalarda ise daha ılıman bir hava söz konusu. Çin kaynaklı gelişmelerin payı önemli tabii ki. Bir de ABD Başkanı Trump’tan bu ara olumsuz yeni bir

açıklama gelmemesini de saymak gerekecek. ABD-Çin arasındaki ticari görüşmelerin ekimde başlayacak olması anlaşma yönündeki umutların tazelenmesine neden oldu. Bu durum ABD tahvil bono faiz oranlarında düşüşün ivme kaybetmesi ve hafif yükseliş göstermesiyle desteklendi.

18 Eylül’deki Fed toplantısında 50 baz puan yerine çeyrek puanlık indirimin olasılığının güç kazanması etkili oldu denebilir. Bu gelişmeler risk iştahının da artmasıyla bir süredir yükselişini sürdüren altın fiyatlarına kâr satışları getirdi.

Küresel ekonomideki ve piyasalardaki son dönemdeki karamsar havanın dağılması için olumlu bir fiyatlamaya ihtiyaç vardı. ABD-Çin görüşmeleri bu ihtiyaca cevap verdi bir bakıma. Uzun süredir devam eden ve sonuç alınmayan görüşmelerden bu defa anlaşma çıkacak beklentisi ve ön kabul bu aşamada fazlaca iyimserlik olacak.

İşin bir tarafında Trump varsa yine de ihtiyatlı olmak gerekecek.

Bir de ABD-Çin arasındaki ticaret savaşının global ekonomiye zarar verdiği veya vereceği kabul gören bir görüş. Ekonomik aktiviteyi yavaşlatması dışında sermaye hareketlerine de etkilemesi bekleniyor. “Ticaret savaşının kârlara negatif etkisi şirketleri evlerine döndürüyor” şeklindeki Bloomberght haberi bu açıdan önemli. Dış piyasalardaki yumuşama, Arjantin olayının lokalize görülmesi iç piyasalara

olumlu yansırken Türkiye’nin 400’ün üzerinde seyreden risk primi (CDS) oranları geçen hafta 370 seviyelerine kadar çekildi. Piyasaları taşıyacak güçlü beklenti henüz oluşmasa da toparlanma çabaları sürüyor." (Zeynel Balcı)

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.