FİTCH Raporundaki Bankacılık Sektörünün Detayları

BORSAZAMANI Piyasaların Gözünden Kaçan Fitch Raporu'nu Masaya Yatırdı. Fitch Raporundaki Bankacılık Sektörü Gerçeği.

FİTCH Raporundaki Bankacılık Sektörünün Detayları
ersan soylu
ersan soylu
22 Kasım 2018 Perşembe 15:48

Kredi derecelendirme kuruluşu Fitch, Cuma günü yayınladığı raporda Türk bankacılık sisteminde sorunlu kredilerden kaynaklı varlık kalitesi bozulmasının devam ettiğini açıkladı.

Fitch’in bu duyurusu Türkiye’nin ekonomisinden sorumlu olan Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın Twitter hesabından attığı ve Türkiye ekonomisindeki krizin aşıldığına ilişkin bir dizi mesajla aynı saatlere denk düştü.

Ve Türk devletinin derecelendirme için para verdiği tek uluslararası rating şirketi olan Fitch’in tespitleri, Albayrak’ın yaptığı açıklamaların tersine, finans sistemindeki sorunların önümüzdeki yıl daha da büyüyebileceği yönündeydi.

Üstelik Fitch, bu kötüleşmenin Türk bankacılık sistemindeki şeffaflığı tehlikeye düşüren BDDK’nın bir dizi ‘batık kredi saklama düzenlemeleri’ne rağmen yaşanabileceğini söyledi.

Bankacılık sektörünün kısa süre önce tamamlanan 9 aylık bilanço açıklama sezonu sonrasında ortaya çıkan veriler, kurumların dövizli kredilerinde sorun olmadığını sorunlu kredilerin neredeyse tamamının TL bazında açılan kredilerden kaynaklandığını gösteriyor. 

Doların yüzde 40’tan fazla değer kazandığı binlerce şirketin döviz borçlarındaki artış nedeniyle konkordato ve yeniden yapılandırma istediği Türkiye’de açıklanan bu rakamlar Türk bankacılık sisteminde batıkların gizlendiği imajı oluşturuyor. Şüphesiz bu, Hükümet’in yaz aylarında Türk Ticaret Kanunu’nda yaptığı temel bir değişiklikle uyumlu bir sonuç.

Geçtiğimiz aylarda alınan bir kararla, döviz kurlarındaki artışın şirketler ve dolayısıyla onlara borç veren bankaların batıklarını artırmaması için dövizli kredilerin cari fiyat yerine, alış kurundan muhasebeleştirilmesine olanak tanındı. Böylece piyasa fiyatlarına göre krediden kaynaklı kur farkı zararı şirketleri batırmış olsa bile, kâğıt üzerinde bu batık engellenmiş oldu.

Ancak bu kesin bir çözüm değil. Dövizli kredilerin ödeme vakti geldiğinde ortaya çıkan kur farkı zararları bir şekilde şirketlere ve oradan da bankaların bilançosuna yansıyacak.

Yani Türk devletinin yaptığı, yüz milyarlarca dolar döviz borcu olan özel sektörün bir anda batmasını engelleyip, bunu zamana yaymaktan öte bir operasyondan başka bir şey değil. Fitch de bu konuya dikkat çekerek bankaların kendisine ek bilgi vermesi gerektiğini belirtiyor.

Açıklanan bilançoların detayları pek iç açıcı değil. Türk bankacılık sisteminin aktiflerinin yüzde 85, kredilerinin yüzde 84 ve mevduatının yüzde 91’ini oluşturan 10 büyük bankanın verileriyle yapılan hesaplamalarla sorun olduğunu raporunda ortaya koydu.

Söz konusu bankaların donuk alacaklar, yakın izlemedeki krediler (en az 90 gündür ödenmeyen) ve standart krediler içinde olup yeniden yapılandırılanlar dâhil sorunlu kredi stoku Eylül sonunda 324 milyar TL’ye ulaştı.

Eylül sonu dolar kuruyla bu rakamı tüm sektör için hesaplarsak sorunlu kredi tutarının 65 milyar dolara ulaştığı ortaya çıkıyor. Ve elbette TTK’da yapılan değişiklikle dövizli krediler hariç. Onlar da eklendiğinde en iyi ihtimalle 100 milyar doları aşan bir sorunlu alacak tutarı olması olası olduğunu vurguluyor.

Söz konusu rakam toplam krediler içinde sorunlu kredilerin oranının yüzde 13.7’ye yükseldiğini gösteriyor. Aynı zamanda Türk mali sisteminde çalkantıların başladığı Mart 2018 sonuna göre 115 milyar TL’lik sorunlu kredi artışını temsil ediyor.

Mart sonunda sorunlu kredilerin toplamı 215 milyar TL, toplama oranı ise yüzde 12.4’tü. Eylül sonunda sorunlu kredilerin toplama oranı ortalama yüzde 13.7 olsa da, bazı bankalarda her 100 liralık kredinin 20 TL’sinin sorunlu alacaklar içinde yer alması büyük bir probleminin de olabileceğini söylüyor.

Ki, aynı ölçütler doğrultusunda bugün İtalya, Fransa ve İspanya’daki bazı bankacılık devlerine de benzer şekilde bir durumun olduğunu vurguluyor.


 

Diğer taraftan kredilerin yüzde 13.7’sinin sorunlu olması tek başına bir şey ifade etmeyebilir. Sorunlu alacakların özsermaye yani banka patronlarının yatırdığı paraya oranı bu aşamada daha doğru bir karşılaştırma imkânı sağlayacaktır.

Çünkü bir bankanın zararının özsermayeyi aşması, yurtdışında olduğu gibi Türkiye’de de önemli bir kıstas. Hatta böyle bir tabloda bankaya el konması gündeme gelebiliyor.

Böyle bir bakış açısıyla bakıldığında Türk bankacılık sektörünün durumundaki değişim son dönemde piyasalarda yaşanan iyimserlikle pek örtüşmüyor. Elbette ki tüm sorunlu krediler batacak anlamına gelmiyor ama ekonomideki durgunluk faiz ve dövizdeki artışların büyük bölümünün kalıcı olması gibi etkenler şu anda sorunlu olup da batık yani kesin zarar kabul edilmeyen kredilerin önümüzdeki dönemde kurtarılacağına ilişkin umutları da azaltıyor.

Bu perspektiften bakıldığından Türk bankacılık sektörünün sorunlu kredilerinin toplam özsermayeye oranı yüzde 97’ye ulaşmış durumda. Oran son 6 ayda 17 puan arttı. Özellikle bazı bankalarda durum çok kritik ve potansiyel zarar içeren varlıklar patronların koyduğu sermayeyi büsbütün yutmuş durumda.


 

 
 

Yukarıdaki rakamlar Türk bankacılık sistemindeki 10 büyük bankanın yarısının sorunlu kredilerinin özsermayelerinden fazla olduğunu gösteriyor. Kalan beş tanesinin de üçü tehlike sınırına çoktan yaklaşmış. Bu kredilerin bir şekilde sağlıklı hale getirilmesi sağlanamazsa Türk bankaları için geride kalan seçenek yeniden sermayelendirme, yani patronların ek para koymasıanlamına geliyor. Borsada da son zamanlarda bankacılık sektörünün fiyatlamalarının olumsuz olmasının nedenlerinden biri de bu analiz olduğu da düşündürüyor.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Konut + Finans - 5 ay önce
Konut + Finans krizi birleşirse ne olur?
Avatar
Borsacı - 5 ay önce
Bankalar yüksek faiz ile kredileri yeniletip zararlarını çıkaracaklardı ama hazine faizlerinin artmaması işleri bozdu. Bankaların faiz ve komisyon dışı kalemlerine bir bakmak lazım. Gerçekçi olalım maaşlar orta ve üst düzeyde yüksek, zatan bazı bankalar orta üst yönetimi değiştirdiler. Bankacılık sır olan bir alan değil, sigorta sektörü daha karmaşık ama ücretler orada daha düşük.
Avatar
müdür - 5 ay önce
harika bir haber yapmışsınız elinize sağlık......
Avatar
Mehtap Ergözen - 1 hafta önce
Harika bir yazi olmuş.Ellerinize saglik tebrikler