FAİZ İNDİRİMLERİ, FAİZ LOBİSİNE Mİ YARIYOR?

Karar yazarı Kahveci: Hızlı faiz indirimleri ile piyasalarda faiz lobisi denilen yapıya hizmet edilmiş olundu

FAİZ İNDİRİMLERİ, FAİZ LOBİSİNE Mİ YARIYOR?
Anar Asadov
Anar Asadov
19 Aralık 2019 Perşembe 11:37

İbrahim Kahveci, faiz indirim sürecinin bir ‘aldatmaca’ olduğunun altını çizerken, “Hızlı faiz indirimleri ile piyasalarda faiz lobisi denilen yapıya hizmet edilmiş olundu” görüşünü savundu.

“Yabancılar ne borsada yeni hisse senedi almışlar, ne de yeni tahvil almışlar. Hatta fırsat buldukça pozisyon azaltmayı tercih etmişler” diyen Kahveci, “Hızlı faiz indirimleri ile piyasalarda tam da faiz lobisi denilen yapıya hizmet edilmiş olundu. Yine defalarca dile getirmeye çalıştığım gibi, bu yalancı piyasanın ayakları sağlam değil ve yere basmıyor. Yerli yatırımcıların ise bu dönemde döviz alımlarının hız kestiğini ve bir miktar borsaya gittiğini görüyoruz. Ama ne döviz hesapları çözüldü ne de ekonomiye güven gelip yatırım ve üretim reel olarak yükseldi” ifadesini kullandı.

İlgili köşe yazısı: 

"Kendim için faiz indirim sürecinin ‘Vurgun Piyasası’ oluşturacağı konusunda çok defa yazdığımı ve uyardığımı sanıyordum.

Faiz indirim sürecinde ‘Vurgun piyasası kuralları’ gereği faizle beraber dövizinde kısa vadede düşebileceğini ama bu düşüşün de bir aldatmaca olacağını söylüyordum.

***

Merkez Bankası 14 Eylül 2018’de haftalık repo faizlerini yüzde 24,00 yükseltmişti. O faiz artışı %17,75’ten tek kalemde %24,00’e yapılmıştı.

Ve indirim süreci. 26 Temmuz 2019’da başladı. İlk indirimle %19,75; ardından 13 Eylül 2019 %16,50. Ve 25 Ekim 2019 %14,00’e gelindi.

En son indirim ise 13 Aralık 2019 %12,00’ye düşürüldü.

Peki bu süreçte yabancı yatırımcılar ne yapmışlar? Aman Türkiye’de balayı var, büyük kazançlar var, hemen hisse senedi alalım, ya da hemen tahvil mi (DİBS) alalım demişler?

Merkez Bankası başkan değişimi temmuz ayının ilk haftasında gerçekleşti. Ve böylece hızlı bir faiz indirim sürecinin başlayacağı da netleşmiş oldu. O nedenle verilere 05 Temmuz - 06 Aralık tarihleri arasında bakıyoruz.

Yabancıların hisse senedi stoku 31 milyar 005 milyon dolardan 32 milyar 010 milyon dolara çıkıyor. Lakin bu yükseliş tamamen borsa endeksindeki yüzde 10’un üzerindeki artıştan geliyor.

BIST-100 endeksi temmuz ayının ilk haftasında 100 bin seviyesinin hemen altında seyrederken 06 Aralık haftasında 109 bin seviyelerine yükseldi. O nedenle biz net işlemlere bakıyoruz.

Yabancı yatırımcılar bu ‘Vurgun Piyasası’ döneminde borsada net 384 milyon dolarlık hisse senedi satışı yapmışlar. Zaten borsanın yüzde 10 civarında yükseldiği bu dönemde yabancıların ellerindeki hisse senedi stoku sadece yüzde 3,2 artışta kalıyor.

Gelelim tahvil ve repo piyasasına.

Yabancıların elinde temmuz başında 15 milyar 183 milyon dolarlık DİBS bulunmaktadır. 06 Aralık haftasında ise stok DİBS varlığı 15 milyar 824 milyon dolara yükseliyor.

Şimdi size asıl veriyi söyleyeyim: Temmuz başında dolar kuru 5,60 seviyesindeyken, aralık başında 5,75 seviyelerinde seyrediyor. Yani dolar bazında TL varlığı olan DİBS’lerin düşmesi gerekiyor.

Hatta işlem bazında anılan dönemde yabancılar tam 704 milyon dolarlık DİBS satışı gerçekleştiriyor. Buna rağmen yabancıların DİBS varlıkları 640 milyon dolar artıyor.

Tekrar edelim:

Dolar 5,60’tan 5,75’e yükseliyor.

Yabancılar 704 milyon dolarlık DİBS satıyor.

Ama yabancıların DİBS varlığı 640 milyon dolar artıyor.

Kısaca yabancılar yaklaşık olarak sadece 5 ayda DİBS yatırımından TL bazında yüzde 11,8 civarında bir kâr elde ettiler. Ama buna rağmen yeni DİBS (Devlet İç Borçlanma Senedi) almak yerine satmayı tercih ettiler. Zaten şu anda yıllık (12 aylık) DİBS getirisi yüzde 12,0 civarlarında görülüyor.

***

Şimdi sonucu izah edelim.

Hızlı faiz indirimleri ile piyasalarda tam da faiz lobisi denilen yapıya hizmet edilmiş olundu. Yine defalarca dile getirmeye çalıştığım gibi, bu yalancı piyasanın ayakları sağlam değil ve yere basmıyor.

Yabancılar ne borsada yeni hisse senedi almışlar, ne de yeni tahvil almışlar. Hatta fırsat buldukça pozisyon azaltmayı tercih etmişler.

Yerli yatırımcıların ise bu dönemde döviz alımlarının hız kestiğini ve bir miktar borsaya gittiğini görüyoruz.

Ama ne döviz hesapları çözüldü ne de ekonomiye güven gelip yatırım ve üretim reel olarak yükseldi.

Kendimizin çalıp yine kendimizin oynadığı bir film çektik. Ve o filmin ilk sahnesi bitti. Şimdi hazmetme sahnesi içinde küçük küçük yeni dönemin işaretleri de geliyor.

Biz en iyisi yine kendimizi avutup, Anadolu turunda ‘Yabancılar yine saldırıyor’ hikayelerini yazalım. Aksi halde şişirdiğimiz ve sadece geçici olacağını herkesin bildiği bir filmin sonucunda THE END yazınca Milleti şaşırtmayalım."

Kaynak: Karar

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.