EYT'LİLERİN GÜNDEME GELMESİ NASIL OLDU?

Emeklilikte yaşa takılanlar (EYT),20 yıl sonra ilk defa karşılarında hükümeti temsilen bir muhatap buldular. Cumhurbaşkanlığı Sosyal Politikalar Kurulu Başkanvekili Vedat Bilgin’in EYT’liler ile görüşmesinin ardından, başta Finlandiya modeli olmak üzere birçok formül tartışılmaya başladı. Finlandiya modelinde, kanuni yaştan önce emekli olanların aylıklarında yüzde 50’ye varan oranlarda indirim yapılıyor. Peki EYT’liler gerçekte ne istiyor?  Özüpak, her hafta faks ile randevu talebinde bulunduğu Erdoğan’a kongre merkezinde ulaştı. Erdoğan, “Seni tanıyorum” deyince, Özüpak, “Efendim bizi bizden dinleyin” diyerek, randevu talebinde bulundu. Erdoğan, bunun üzerine Vedat Bilgin’e, EYT’lilerin taleplerini dinlemesi ve bu konuda bir rapor hazırlaması talimatını verdi.

EYT'LİLERİN GÜNDEME GELMESİ NASIL OLDU?
Ayşe Eda
Ayşe Eda
23 Eylül 2019 Pazartesi 11:09

"Emeklilikte yaşa takılanlar (EYT) olarak adlandırılan milyonlarca kişi uzun süredir seslerini duyurmaya çalışıyorlar. 1999 yılında yapılan yasa değişikliğinden bu yana ilk kez 5 Eylül’de EYT’liler hükümet adına bir yetkili ile konuşarak taleplerini anlatma fırsatı buldu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla Cumhurbaşkanlığı Sosyal Politikalar Kurulu Başkanvekili Vedat Bilgin, EYT Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği temsilcilerini Çankaya Köşkü’ne çağırarak, taleplerini ilk ağızdan dinledi.

Bu sürece giden yol ise 23 Haziran seçimlerinden sonra Haliç Kongre Merkezi’nde Dernek Başkanı Gönül Boran Özüpak’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ayak üstü yaptığı görüşme ile açıldı.

Özüpak, her hafta faks ile randevu talebinde bulunduğu Erdoğan’a kongre merkezinde ulaştı. Erdoğan, “Seni tanıyorum” deyince, Özüpak, “Efendim bizi bizden dinleyin” diyerek, randevu talebinde bulundu. Erdoğan, bunun üzerine Vedat Bilgin’e, EYT’lilerin taleplerini dinlemesi ve bu konuda bir rapor hazırlaması talimatını verdi.

Vedat Bilgin’in EYT’liler ile görüşmesinin ardından kamuoyunda, başta Finlandiya modeli olmak üzere çeşitli formüller konuşulmaya başladı. Finlandiya modelinde, kanuni yaştan önce emekli olanların aylıklarında yüzde 50’ye varan oranlarda indirim yapılıyor. Türkiye’de emekli aylıklarının zaten düşük olması nedeniyle EYT’liler Finlandiya modeli benzeri formüllere tepki gösterdiler. Gönül Boran Özüpak, asgari ücretle çalışan eşinin şubat ayında emekli olacağını belirterek, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) sisteminde eşine bağlanacak emekli aylığının 1.200 TL göründüğünü vurguladı. Özüpak, emekli aylıkları zaten düşük iken EYT sorununa çözüm amacıyla aylığın daha da düşürülmesinin kabul edilemeyeceğini, görüşmeler sırasında Vedat Bilgin’in de bu ve benzeri bir öneriyi dile getirmediğini vurguladı.

1999’DAKİ HAKLARLA EMEKLİLİK

EYT’liler, 8 Eylül 1999 tarihinden önce işe başlamış olanların, o tarihte yürürlükte olan yasadaki koşullarla emekli olmalarının sağlanmasını istiyor. 8 Eylül 1999 tarihine kadar kadınlar 20 yıl 5000 prim günü, erkekler 25 yıl 5000 prim günü koşulunu yerine getirerek emekli olabiliyordu. 8 Eylül 1999 tarihinde çıkartılan 4447 sayılı yasa ile prim günü ve sigortalılık sürelerine yaş koşulu eklendi. Yasanın çıktığı tarihteki sigortalılık süresine göre, emeklilik yaşı kademeli olarak kadınlarda 58, erkeklerde 60’a çıkartıldı.

Söz konusu yasa değişikliğinin yapıldığı tarihte “fiili emeklilik yaşı ne idi?” diye baktığımızda şunu görüyoruz: 1999 yılında SSK’da kadınlar 47, erkekler 49 yaşında emekli oldu. 2010 yılında 4/a’lılarda fiili emeklilik yaşı kadınlarda 46, erkeklerde 47 olarak gerçekleşirken, 2017 yılında kadın ve erkekler ortalama 52 yaşında emekli oldu. 2017 yılında 4/b’lilerde fiili emeklilik yaşı ise kadınlarda 53, erkeklerde 55 olarak gerçekleşti.

EYT’liler, hukuk güvenliği gereği kanunların ancak yürürlüğe girdiği tarihten sonraki zamanda meydana gelen olaylara ve ilişkilere uygulanabileceğini, o tarihten önceki zamana rastlayan olaylara ve ilişkilere uygulanamayacağını, dolayısıyla 8 Eylül 1999 tarihinden önce işe başlayanların, o tarihteki koşullarla emekli olmalarının sağlanması gerektiğini dile getirdi.

EMEKLİ OLDUKTAN SONRA ÇALIŞANIN AYLIĞI DÜŞÜRÜLSÜN

EYT’liler, emekli aylığının düşürülmesi konusunda farklı bir öneride bulundu. En düşük emekli aylığının asgari ücret düzeyine yükseltilmesini isteyen EYT’liler, emekli olduktan sonra çalışmak isteyenlerin emekli maaşlarının belli bir oranda kesilmesini önerdi. Emekli olan kişilerin çalışma hayatından çıkması sağlanarak, iş arayan kişilerin daha kolay işe girmelerinin sağlanacağını, böylece işsizliğin azalacağını belirttiler.

SİGORTA PRİMLERİ İNDİRİLSİN

EYT’liler halen brüt ücretin yüzde 37.5’i oranındaki sosyal güvenlik sigorta primlerinin yüzde 25’e çekilmesini, aradaki farkın ise ücrete yansıtılmasını talep etti. Böylece çalışanların ücreti artacak, işverenin cebinden ekstra bir para çıkmayacak.

Prim oranlarının yüksek olmasının ücretlerin bordroda düşük gösterilmesine yol açtığını vurgulayan EYT’liler, bu nedenle SGK’nın kasasına daha az para girdiğine, devletin de zarar ettiğine dikkat çekti.

ÇALIŞTIKÇA EMEKLİ AYLIĞININ DÜŞMESİ ÖNLENSİN

EYT’lilerin en çok üzerinde durduğu hususlardan birini çalıştıkça emekli aylığının düşmesi sonucunu doğuran aylık bağlama oranındaki çarpıklık oluşturuyor. Bu çarpıklık dolayısıyla yüz binlerce vatandaşın emeklilik için prim gün sayısını tamamladıklarında emekli maaşları düşmesin diye sigortasız çalışmayı tercih ettikleri vurgulandı. Bu konuda acil bir düzenleme yapılarak çalıştıkça, prim ödendikçe emekli olunduğunda daha yüksek emekli maaşı alınacak bir sisteme geçiş yapılmasını istediler.

"FİNLANDİYA MODELİ TEPKİ ÖLÇMEK İÇİN Mİ?"

Gönül Boran Özüpak, Vedat Bilgin’in görüşmeler sırasında aylık bağlama oranı konusundaki bu adaletsizliğin giderilmesi konusundaki taleplerine hak verdiğini belirtti. Özüpak, “Finlandiya modeli tepki ölçmek için mi gündeme getiriliyor, bilmiyoruz ama kabul edemeyiz. Cumhurbaşkanımızın talimatı bizi mutlu etti. Bir yol bulunacağına inanıyoruz” diye konuştu." AHMET KIVANÇ/HABERTURK

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.