Neden hep ekonomik tehdit alıyoruz. Sorguladınız mı?

ABD 1945'lerden beri Türkiye'ye tehdit ediyor. Ve aynı nakarat: "ekonomik yaptırım." Biz neden gögsümüzü gere gere "hadi ordan görelim ekonomik yaptırımlarını" diyemiyoruz? Şapka önümüzde, düşünme vakti... Düşünebilme yetimizi , slogan atma kabiliyetine dönüştürmediysek!

Neden hep ekonomik tehdit alıyoruz. Sorguladınız mı?
Anar Asadov
Anar Asadov
12 Ekim 2019 Cumartesi 11:55

Son bir haftadır bıkmadan Amerika başkanı Trupm Türkiye'ye tehdit ediyor... 

Tehditlerinin ana konusu da ekonomik yaptırımlar...

Trupm'ın hadsizliği ve terbiyesizliği bir yana; sahi biz bu tehditleri neden içimeze çekip duruyoruz? 

Bize sürekli ekonomik yaptırım tehditinde bulunan ABD'nin tartışmalı başkanı acaba bizi hakikaten batırabilir mi? 

Biz batmaktan korktuğumuz için mi göğsümüzü gere gere "hadi elinden geleni ardına koyma" diyemiyoruz. 

Evet, şimdi gerçekler zamanı... 

Bir densiz, 10 bin km uzaktan, sınırımızdaki (bizim için rutin oldu) bir operasyon için sıra twetlerle bizi tehdit ediyorsa şapkayı önümüze koyup düşünme vakti gelmiştir.

İlk düşünme sorumuz şu: Trump bize ne yapabilir?

Cevaplayalım: Türk ürünlerinin ABD'ye ihracını yasaklar, el altından Türkiye'den dolar toplar ve bizim dolar değerimizi arttırır.

ABD'ye olan borçlarımız için bizi sıkıştırmak için yeni borç bulmamızı zorlaştırır.  ABD kaynaklarının Türkiye faiz piyasalarına yatırım yapmış sıcak parasını çektirir. 

Daha ileri giderse İran'a yaptığı gibi diğer ülkelerinde bize ambargo koyması için baskı yapar. Hepsi bu. 

Ama "hepsi bu" cümlesinin alt yapısını kuramadığımız için işte sorunlar burada başlıyor. 

Yeterince döviz rezervimiz yok; Trump dolar toplarsa hakikaten doların değeri yükselir, borçlar, tüketim ürünleri bir anda zamlanır. 

Trump ihracat mallarına kota koyarsa çok önemli değil ama bizim ithalat mallarımıza kota koyarsa işte o an yandı gülüm keten helva... 

Acının acısı olan da bu! 

Düşünsenize bilgisayarınız için microsoft yazılımınız kararıyor, o ellerden düşmeyen ıponelere öyle bir vergi geliyorki satın alamıyoruz. Mac bilgisayarın yanına yanaşamıyoruz. 

Türk hava yoları istediği uçağı satın alamıyor, silah sanayi kendini yenileyemiyor...

Hamburgerciyi, (burger king, Mcdonals) kolacıyı, (cola , pepsi) kahveciyi, starbucks) eşortmancıyı, ayakakkabıcıyı (nike)  saymıyorum; bunları tüketmesek zaten daha iyi... Yine belirli arabalara binemiyoruz (bu çok önemli değil,Humber, Tesla vb) 

Yine geçmişte olduğu gibi Bosna için Kosava için Çeçenistan için sürekil NATO ve ABD'den yardım istemiyoruz.

Sizce bu maddelerden en tehlikelisi hangileri? 

Bence, ABD finans kaynaklarından borç bulamamak, ABD'nin Türkiye'den döviz çıkışı yapması ve silah alamamak... 

Peki düşünüyor muyuz , ABD bu tehditeleri bize taa 1945'lerden beri yapıyor. 

İnönü ne dedi: Ayıyla yatan sonucuna katlanır.

Menderes; Rusya ya yeni bir dünyaya dahil olmaya giderken uçağı düşürüldü. 

Ecevit ne yaptı, Kıbrısa herşeye rağmen girdi ve ambargo ile karşılaştı.

Ecevit tüm ABD üslerini aslan gibi kapattı ve Ambargoya, ambargoyla cevap verilir dedi.

İşte dillerden düşürülmeyen kuyruklar o Ecevit'in kahramanlığının bedelidir. Tüm toplum Ecevit'ten özür dilemelidir. Çünkü kahrmanlık böyle cezalandırılamaz. 

Amerikancı Süleyman Demirel ABD ambargosuyla karşılaştı. Demirel Amerika'nın sert tehditlerine rağmen Afyonda kenevir ektirdi. Amerikaya da gereken karşılıkları verdi. Amerika'nın ithalat ambargosuyla karşılaştı ve yine bugün haksızca dillerde dolaşan yağ, tüp kuyrukları oluştu. 

Erbakan D8'i ABD'nin mırın kırınlarına rağmen kurdu. 

Erdoğan, S 400'de, Papaz davasında ABD ile ters düştü. 

Peki neden hep ekonomik tehditle karşılaşıyoruz?

Niçin 2 trilyon dolar GSMH'ye ulaşıp, yeni ihracat kapıları, yeni finans kapıları, yerli üretim silahlar ve yerli üretim yazılımlarla bu ABD hararetlerinden kurtulmuyoruz. 

Şu dolar belasından neden kurtulamıyoruz. Milli paranın güçlenmesi bir yana neden yeni ihracat kaynaklarıyla dolar rezervimizi sağlayamıyoruz. 

Neden hep uçak satın alan ülkeyiz. Burası ortadoğu, burda silah şandır. Silahı neden hep satın alırız?

Taaa 1945'ler İnönü döneminden beri hep tehdit hep tehdit... 

Artık şapka önümüzde. Ama düşünebilirsek!

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.