ABD’nin bitmeyen petrol sevdası ve SURİYE

ABD’nin bitmeyen petrol sevdası ABD’den Suriye’deki petrol ve gaz sahalarının Esad’ın kontrolüne geçmemesi için yeni plan...

ABD’nin bitmeyen petrol sevdası ve SURİYE
Anar Asadov
Anar Asadov
26 Ekim 2019 Cumartesi 11:57

"ABD Başkanı Donald Trump’ın son zamanlarda yaptığı açıklamalarda Suriye’deki petrol sahalarının korunacağına ilişkin mesajlarının ardından Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham’ın Pentagon’un Suriye petrolünün IŞİD’in ya da İran’ın eline geçmesini önleyecek bir plan hazırladığını söylemesi, ABD’nin söz konusu ülkede kalma ısrarının en somut nedeni sayılmalı. İç savaşın başından beri ABD ile Batılı devletlerin “insan haklarını savunmak”, “ülkeye özgürlük getirmek” ya da “Kürt halkının haklarını korumak” gerekçesiyle Suriye’ye müdahil olduğu iddiaları gerçeği yansıtmıyor. Çünkü Suriye petrolüyle, doğalgazıyla bu güçlerin her zaman ilgi alanı oldu.

Suriye, kimilerinin iddia ettiği gibi petrolden, doğalgazdan yana hiç de fakir bir ülke değil. Henüz işlenmemiş, ortaya çıkarılmamış, en az Irak’ınki kadar zengin rezervleri var. Savaşın başlamasından kısa süre öncesinde Humus yakınlarında büyük bir doğalgaz havzası keşfedilmişti. En kanlı çatışmaların orada gerçekleşmesi rastlantı değil.

Suriye’ye emperyal çullanmanın önemli nedenlerinden biri olan Arap Gazı Hattı Projesi’ni bugün anımsayan yok. Türkiye’yi de ilgilendiren önemli bir projeydi bu. Mısır, Suriye, Ürdün üzerinden Suriye’nin Humus bölgesine oradan da Antep’e kadar uzanan bir doğalgaz hattı projesi yani. Proje uyarınca Güneydoğu Anadolu’nun en büyük gaz toplama rafinerileri burada inşa edilecekti. Yumurtalık bölgesine aktarılacak olan doğalgaz, buradan da Avrupa pazarlarına sunulacaktı. Yani petrol üreticisi bölge ülkeleri Avrupalı aracıları devre dışı bırakıp kendi topraklarından çıkan petrolü Avrupa pazarlarına sunacaktı. Avrupalı aracıların zararına olan bu proje Suriye’ye yönelik emperyal saldırıyla hayata geçirilemedi. Projede yer alan ya da destekleyen ülkelerin çoğunda iç karışıklıklar, darbeler gerçekleştirildi. Mısır, Libya’da yönetim ya da rejim değişikliklerinin bu projeyle de ilgisi var.

Senatör Graham’ın sözünü ettiği planla ilgili ayrıntılı bir bilgi henüz yok ama özellikle işaret edilen “Suriye’nin doğusundaki petrol sahaları” nereler bir anımsamak lazım. Bunların çoğunluğu, ülke kaynaklarının yüzde 70’ten fazlası yani, SDG/YPG güçlerinin yakın zamana kadar hâkim olduğu bölgede. El Ömer, Deyr ez Zor’un doğu kesimi de buraya dahildir. Rakka’nın güneyi, Humus’un doğusu da öyle. Cahar doğalgaz alanı ile Şaar petrol alanlarını da ekleyelim. Suriye’nin doğalgaz üretilen tek tesisi de Konoko Gaz Tesisi’dir. Burayı da YPG ağırlıklı SDG güçleri kontrol ediyordu.

Durum bu olunca, Kürt sözcülerinin “bizi sattı” dediği Trump ile ABD’nin bölgeye ilgisinin nedeni anlaşılıyor. ABD Başkanı’nın ocakta Washington’da ağırlayıp görüştüğü Suriye Demokratik Konseyi Eşbaşkanı olarak tanıtılan İlham Ahmed’e “Kürtler için güvenli bölge kuracağız” dediği, bunu birkaç kez tekrarladığı da anımsanmalı. ABD’nin Kürtler için istediği güvenli bölgenin “doğalgaz ve petrol yatakları”nın yoğun olduğu bölgeler olması ABD’nin Kürtleri destekler gibi görünmesinin nedeni değil midir acaba?" Cumhuriyet 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.