BORSA BANKA HİSSELERİNİN SEKTÖREL YORUMU

BORSA BANKA HİSSELERİNİN SEKTÖREL YORUMU
Ayşe Eda
Ayşe Eda
05 Eylül 2019 Perşembe 11:08

Bankacılık sektörü temmuz ayı net dönem karı bir önceki aya göre %35,4 oranında azalarak 3,34 milyar TL (bu yılki aylık ortalama kar 4 milyar TL) olarak gerçekleşmiştir.

Haziran ayında, dönem sonu ayarlamaları ve yüksek kar payları (temettü) gelirlerine bağlı olarak, görece yüksek kar elde edilmişti. Temmuz ayında YP kredilerden ve menkul kıymetlerden alınan faizlerdeki gerilemenin devam etmesi ve mevduat faiz giderlerindeki artışla birlikte net faiz gelirleri aylık bazda %0,4 oranında azalarak 12,2 milyar TL olmuştur.

Kredilerdeki zayıf görüntüye karşın net ücret ve komisyon gelirleri ise %3,8 oranında artarak 4 milyar TL’ye yükselmiştir. Diğer yandan, bir önceki ayda kamu bankaları kaynaklı alınan yüksek kar paylarının bu ayda normale dönmesi (haziran 1.309mn TL, temmuz 228mn TL) ve personel giderlerindeki artış karın aylık bazda düşmesinde etkili olan diğer faktörler olmuştur.

Ayrıca, temmuz ayında vergi giderinin haziran ayındaki 753mn TL’den 1.288mn TL’ye yükselmesi de karlılığı baskılamıştır. Ticari zarar karlılığı olumsuz etkilemeye devam etse de bir önceki aya göre bir miktar da olsa düşüş gözlenmiştir. Karşılıklarda ise normalleşme devam etmiştir.

Temmuz ayında kamu bankalarının karı (büyük oranda bir önceki ay alınan kar paylarının (1.093mn TL) temmuz ayında (sadece 13mn TL) olmaması kaynaklı) bir önceki aya göre %78,6 oranında düşerek 0,5 milyar TL olmuştur. Özel bankaların (yerli özel ve yabancı) karı ise aynı dönem itibarıyla 2,8 milyar TL ile aynı seviyede gerçekleşmiştir.

Temmuz ayı ile birlikte Bankacılık sektörünün ilk yedi ayındaki net dönem karı 28,2 milyar TL olarak gerçekleşmiş ve bir önceki yılın aynı dönemine göre %16,9 oranında gerilemiştir. Kamu bankalarının 2019 yılının ilk yedi ayındaki net dönem karı bir önceki yılın aynı dönemine göre %29 oranında gerileyerek 7,4 milyar TL olurken, özel bankaların (yerli özel ve yabancı) karı ise bir önceki yılın aynı dönemine göre %10 oranında azalarak 20,8 milyar TL olarak gerçekleşmiştir.

Temmuz ayında kurlardaki düşüşün etkisiyle toplam kredilerde %1,9’lik daralma ile düşüş devam ederken, mevduatlar tarafında TL krediler toplam mevduatlara destek vermeye devam etmiş ancak yine kur kaynaklı toplam mevduatlar %0,1’lik ufak çaplı bir gerileme kaydetmiştir.

Böylece, kredi/mevduat oranı ise temmuz ayı sonu itibarıyla 180 baz puan azalarak %106,6 olarak gerçekleşmiştir.

Bankacılık sektörünün özsermeye karlılığı ve aktif karlılığı sırasıyla temmuz ayında %10,8 ve %1,0 olmuştur. Sorunlu kredi oranı ise 20 baz puan artarak %4,50 olarak gerçekleşmiştir.

Bankacılık sektörü sermaye yeterlilik oranı, kurdaki gerilemenin de olumlu katkısıyla temmuz ayında aylık olarak 46 baz puan artarak %18,19’a yükselmiştir.

Merkez Bankası’nın temmuz ayı sonunda yapmış olduğu yüksek faiz indiriminin mevduat maliyetleri üzerinde etkisinin Ağustos ayından itibaren daha belirgin bir şekilde hissedileceği ve sektör karlılığına olumlu katkı yapması beklenmektedir.

Ayrıca Merkez Bankası’nın önümüzdeki haftaki PPK toplantısında da faiz indirmesi öngörülmektedir. Ek olarak, karşılıklarda normalleşme, swap maliyetlerindeki düşüşe bağlı olarak ticari zararda azalma ile ücret ve komisyon gelirlerinde artışın devamı bankacılık sektörü karlılığını olumlu etkileyecektir.

Diğer taraftan, TÜFE endeksli tahviller, yüksek baz etkisiyle gerçekleşecek görece düşük enflasyon nedeniyle (Ekim ayı yıllık enflasyonu), karlılığı sınırlayacaktır. Ancak yine de bankacılık sektörü karlılığının ikinci yarıda ilk yarıya göre daha iyi bir görüntü sergileyeceğini düşünülmektedir.

Sektörün net karı aylık bazda %35,4 düşüş göstermiştir (yıllık: -%28). Aylık net kâr; daha düşük temettü geliri, yüksek vergi giderleri ve biraz daha yüksek işletme maliyetleri nedeniyle temmuz ayında zayıf gelmiştir. Bunun yanı sıra, ücret gelirleri sabit kalırken, net faiz marjı aylık bazda yatay seyretmiştir.

Çekirdek makasta ise bazı iyileşme belirtileri görülmektedir. Ayrıca, ikinci çeyrekte bankacılık kazancını baskılayan ve önemli bir kalem olan alım satım zararları da (400 milyon TL) gevşemeye başlamıştır ve bu durum üçüncü çeyrek görünümü için iyi (ve beklenen) bir işarettir. Hatırlanacağı üzere Merkez Bankası temmuz ayı sonunda faizleri düşürmüştür, fakat bu sonuçlar sistemin düşük fonlama maliyetlerinin etkisini içermemektedir.

Bilanço tarafında, kredi büyümesi zayıflayarak 75 baz puanlık bir düşüş göstermektedir (kura endekslendirdiğimiz döviz kredileri) ve bunun nedeni YP kredilerdeki %1,98'lük düşüş olmuştur. Diğer yandan TL krediler aylık bazda 28 baz puan yükseliş kaydetmiştir. Takipteki alacaklar aylık bazda 21,7 baz puan artış ile (yıllık: +153 baz puan) %4,6’ya yükselirken, risk maliyetinde 30 baz puan (yıllık: +89 baz puan) düşüş kaydedilmiştir. Sektörün öz sermaye kârlılığı aylık bazda 510 baz puan (yıllık:-516 baz puan) düşüş ile %8,9 seviyelerinde kalmıştır. Bu doğrultuda önümüzdeki aylarda öz sermaye kârlılığının düşük çift hanelere genişleyeceğini düşünmekteyiz. Kamu bankaları: marjlar baskı altında kalmaya devam etmiştir. Kamu bankalarının net kârı, aylık bazda %78 (yıllık: -%20) düşüş göstermiştir.

Kamu segmentinin kârı haziran ayındaki temettü gelirlerinin normalleşmesinin yanında, düşük net faiz marjı ve daha yüksek işletme maliyetleri ile baskı altında kalmıştır. Aktif kalitesi tarafında, takipteki alacaklar aylık bazda 7,5 baz puan yükselmiştir (yıllık: + 66 baz puan). Kredi büyümesi aylık bazda 50bps daralmıştır. Kamu tarafındaki TL krediler aylık bazda %1,5 büyürken, YP krediler %2 kadar daralmıştır. Bu segmentin öz sermaye kârlılığı ise %3,8 seviyesindedir.

Özel bankalar: beklentilere paralel. Özel bankaların net kârı aylık bazda %9,8 (yıllık: -%40) gerilemiştir. Öte yandan, vergi öncesi kârı bir önceki aya göre %3,6 artış göstermiş olup, düşük kârın ana nedeni halka açık iki bankanın vergi düzenlemesi olmuştur. Özel bankaların çekirdek makasları ve net faiz marjları aylık bazda genişleme kaydetmiş olup, ücret gelirlerindeki büyüme (aylık: +%3) devam etmiştir ve işletme maliyetleri biraz daha yüksek bir artış göstermiştir (aylık: +%6,5). Provizyonlardaki aylık bazdaki %18 büyüme dikkat çekicidir. Bu segmentteki TL ve YP cinsinden kredi büyümesi yatay olup devlet bankalarına kıyasla kredi büyüme trendi daha kademeli ilerlemektedir. Takipteki krediler oranı ise aylık bazda 30 baz puan artışla %5,5’e yükselirken, özvarlık kârlılığı %10,2 seviyesine gelmiştir.

Sonuç: Genel anlamda, aylık performans özel bankalar için beklediğimiz trende paralel bir şekilde gerçekleşirken, makro normalleşmeyi desteklemede önemli bir rol oynayan kamu bankalarının kârları baskı altında kalmaya devam etmiştir. Yukarıda da bahsettiğimiz gibi temmuz rakamları, çekirdek makaslarında iyileşme beklediğimiz sektörün düşük fonlama maliyetlerinin etkisini henüz göstermemektedir. Sonuç olarak, bankalar 2019 tahminlerimize göre 0.56 PD/DD'de işlem görmekte olup, TÜFE’ye göre, faiz oranları aşağı yönlü hareket etmeye ve sektöre olumlu katalist olmayı devam etmektedir. Bu anlamda, sektör hisseleri için olumlu beklentilerimizi sürdürürken, sektör çerçevesinde Akbank, Garanti ve Yapı Kredi en beğendiğimiz bankalar olarak yer almaktadır.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.